Allah müstahakınızı versin Lost ekibi :)
Bugüne kadar yazmadım çizmedim. Etrafta zaten yeterince yazılmışı çizilmişi vardı, bir de ben yazsam ne değişecekti ki sanki. Hem yazmayla çizmeyle kendisini henüz izlemeyenlere bir şey anlatmanın imkanı var mıydı? Misal:
Lost fanatiği şahıs: “Abi Lost‘u izliyor musun?”
İzlemeyen şahıs: “Yoo”
LFŞ: “Nasıl yani! Nasıl olur abi, izlenmez mi, hayatımda izlediğim en iyi, en heyecanlı dizi!”
Altı üstü bir dizi diye düşünen bu bahtsız (ya da bahtı açık mı diyelim) şahıs haliyle sorar:
İŞ: “İzlemiyorum ya işte, ne ki konusu, nasıl bir şey”
LFŞ: “Şimdi bir grup insan var, uçak var, ada var, eee, şeyy, düşüyorlar işte, sonra garip şeyler oluyor, mm, hmm, ya sen en iyisi izlemeye başla, hatta ben sana üç sezonu tamamen vereyim”
İki gün sonra olası muhabbet şu şekilde gerçekleşir:
Artık izleyen şahıs: “Ulan Allah müstahakını versin, felç ettin lan 2 günümü. 2 günde 3 sezon nasıl izledim bilmiyorum. ”
LFŞ: “Ya bırak sen onu şimdi, tabuttaki kim tabuttaki?”
AİŞ: “Kesin Locke abi bak gör, bir ihtimal de Sawyer”
…..
Ne anlatılacak ki :) İzleyenler bile birbirini yiyorlar olaylar şöyleydi, hayır böyleydi diye. Haliyle izleyenler beni anlıyorlardır, izlemeyenler de üzülmesinler :) Neyse ben konuya döneyim. Lost dizisi 4. sezonu tamamladı efendim. Geç de olsa izledim -Lost için 1 günlük fark geç sayılır :) – Duygulandık yahu. Az yüreklerimize su serpildi ama tenimizi kavuran kızgın güneşi düşündüğümüzde o serpilen su bizi ferahlatamadı. (Lost izlemeyenler, hiç kasmayın anlayacağız diye :D) Bu senarist kişiler işlerini biliyorlar. Özellikle sen J.J. Abrams, alacağın olsun. Bak sana söylüyorum dizi bittiğinde 6 sezonun DVD’sini alıp kare kare açık arayacak benim bildiğim bilmem kaç kişi var, dünya genelini düşünemiyorum bile. Tamam ufak detayları hepimiz mazur görürüz ancak temel konuda bir çatlak olursa iki elimiz yakanda. Genelde pek uğrak yerim olmayan ekşiye bir bakayım dedim Lost için, iyi ki bakmışım. Bol bol güldüm, yazının başlığı da oradan esinlendi zaten. Kafayı sıyıran giydirmiş Lost ekibine :) Ben az yumuşattım tepki cümlesini. Gidin okuyun. Şöyle 232. sayfadan başlayın final yorumları için, sona gelene kadar hem gözünüzden kaçanları fark eder, hem fikir alır, hem de bol bol gülersiniz.




Tamam da abi şimdi John Locke adayı niçin terk etti ve nasıl öldü? Birde adada ne oldu? Claire niçin bebeğin adaya dönmesini istemiyor? Niçin hepsinin birlikte gitmesi gerekiyor? Of anam of.
Ekşi’de bir yorum vardı hala gülüyorum şöyle bir cümle vardı içerisinde Locke tabuta koydun ya Abrams iki elim yakandadır bilesin :)
Normalde bu tarz dizileri izlemem şu şekilde oluyor: Önce orjinal dilinde alt yazısız seyrediyorum -alt yazısı çıkmamış olduğundan dolayı- ardından alt yazı çıktığında canım sıkılırsa izlemeye oturuyorum ki onda da beşer onar dakika atlayarak ya da ilk seyrettiğimde anlayamadığım kısımlar varsa bakıyorum ki zulüm gelir bu bana. Lost’un her bölümü içinde geçerliydi bu benim için. Fakat sezon finalini ben üç kere izledim. Saniye atlamadan. Hayatımın 270 dakikası!..
Eğer dizinin tamamen sonlanacağı asıl final bölümünde her şeyi açıklığa kavuşturmak yerine son zamanlarda moda olan gerisini seyircinin hayal gücüne bırakma taktiğine giderlerse ben de arkadaşa katılıp Abrams’ın yakasından paçasından bir yerinden tutacağım. Bilsin duysun, iletin bir zahmet kendisine :)
Dur bende telefonu vardı. Arayıp ileteyim hemen:D
Bence bu dizi çok süper, her bölümü birbirinden heyecanlı. Ben aslında sonunu çok merak ediyorum. Bu filmi herkesin izlemesini istiyorum :):)
Evet heyecanlıydı ara sıra izleme fırsatı bulsam da…
Arkadaşların sabaha kadar seri bir modda lostu izleyip pörtlek gözlerle işe gelmelerinden,:)
-”Abi dizinin konusu ne” derken, “anlatılamaz izlenmesi gerek” denilmesinden,:)
Saatin alarmını kurup,saat beşte kalkan lost hayranlarının heyecanla, bir o kadar da hüzünle FİNALİ beklemesinden,
bu dizinin bir efsane olacağı anlaşılıyor. Bir efsane olacaksın LOST :) ii
.. ve bitti :) Artık konuşmalar, tartışmalar geride kaldı. Yazıda J.J. Abrams için iki eli yakamda olur demiştim, olmayacak. Temel hikâyeyi gayet güzel bağladılar. Arada açıklanmayan şeyler için de varsın olsun diyorum.