Bir Yalan Yaşıyoruz

HeartsMagic - December 21st, 2005

Etrafıma bakıyorum da yalanlar içinde yaşıyoruz. Her şeyimiz buram buram sahte kokuyor, hem de dibine kadar. İfadelerimiz, giydiklerimiz, konuştuklarımız, hissettiklerimiz birer kurmaca.
Giydiklerimizden başlayalım. İnsanlar artık üzerinizdeki kazak bir “marka” değilse, iyiden bir “hıh” çekiyorlar, alaycı bir bakış eşliğinde. Etiket sevdasına düşmüş gidiyoruz. Yafta esirleri olmuşuz, onsuz sokağa çıkamıyoruz, çıkarsak korkuyoruz. Etiket edinip yollara düşüyoaruz ya, tamam artık üzerimizde bir etiket var, ancak bilmiyoruz ki karakterlerimiz çıplak!

Konuşurken dikkat ediyoruz aman nasıl karizmatik ve etkileyici olurum diye, kelimelerimiz bile hür değil. İnsanın kendisi hür olmayınca söyledikleri nasıl hür olsun, beyinlerimiz ve benliklerimiz tutsak bizim.

Sevdiğimizin saçını okşamaya kalktığımızda elimize gelen ya krem ya jöle. Eskide kaldı artık uzun uzun okşanan saçlar, saf, tel tel. Hep bir değişiklik aranıyor, bugün sarı yarın kızıl. Güneş artık kendi rengine vurmuyor saçların.

Yaşanan aşklara değinirsek bu yazı sayfalarca sürer. Aslında aşk demek istemiyorum yaşananlara çünkü bu ihanet olur aşka. Bir insan nasıl 3 aya 3 aşk sığdırabilir ki? Ya da sana aşığım derken bir başkasını düşünür. Yalanın alâsı yaşanıyor, hem de göz göre göre. Yaşananlar kupkuru, yavan. Yazık oluyor aşk diye çırpınanlara.

Kısacası her şey sahteleşiyor yavaş yavaş. İnsanlar unutuyorlar aslında hayatın kısacık olduğunu. Bakmayın, bu satırların yazarı da unutuyor ya da unutacak. Sahte yaşamaya gerek yok hayatı. Burada ne kadar sahte olursak olalım, bir gün üzerimizdekiler beyaz ve gerçek olacak. Sonra herkes eşit ve aynı durumda olacak. Rengin, sözlerin süsünün, görünüşlerin bir anlamı kalmayacak.

Muamele göreceğiz, nasıl yaşadıysak. Bari Cennetlerimiz sahte olmasın!

“Bir Yalan Yaşıyoruz” için 3 yorum

  1. gecen gün otobuste iki bayan gördüm, 112 numarada, güsel giyimli denebilir, neyse konuşmalarına kulak misafiri oldum istemeden. bayanlar otobusten inene kadar hep, yok üzerime şu kadar para verdim bunu aldım, yok bukadar para verdim bunu aldım, onu aldım bunu aldım, akmerkez, nişantaşından alışveriş yaparım hep diyorlardı.madem bu kadar paranız var iett otobusunde sabah sekizde ne işiniz var, ya çok paranız var iett yi seviyorsunuz yada söyleyecek çok yalanınız var:( konu ile alakalı bir yorum mu bilemem ama olsun içimde kalmıştı..

  2. Medyanın söylemiyle balon,iyimserlere göre pembe,bana göre de komik olan bu talihsiz tutumun adı yalan.Evet iç içe yaşıyoruz.Belki de böyle olunca tatmin oluyoruz orasını tam olarak kestirebilmem mümkün değil.Ayrıca marka tutkunluk olmadığı sürece kalitenin sembolüdür bana göre. Fakat annemin nakonun rekorundan (ip markası)ilmek ilmek ördüğü iki ters bir düz şeklindeki kazağı giymekten de şikayetçi değilim.Belkide artık nenemin 5-6 şişle ördüğü patikler de bazı entellektüellerin şark köşelerinde hayat bulacak.

  3. Tabi ki kalite için marka giyilir. Ama günümüz piyasası öyle bir hal almış durumda ki sanki marka giymeyenler ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmekte. Bunu genellemem doğru olmaz. Sadecebu bu tip insanların arttığını gördüğüm için yazma gereği duymuştum bu yazıyı. Umarım zaman geçtikçe daha iyi olur.

Trackbacks/Pingbacks

Yorum Yapın

Şunları kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>