Popüler tarih sever misiniz? Sizi şöyle alalım: NTV Tarih
Reklamını ilk gördüğüm anda karar vermiştim alıp bakmaya. Çok fazla akademik düzeyde tarih dergisi takip edecek ne bilgim var ne de gereksinimim. Bu nedenle tarihin bize biraz daha yontularak anlatıldığı, hani günümüzdeki popüler tarih diye tabir edilen tarafına ilgi duymaktayım. Zamanında neden Popüler Tarih dergisini takip etmemişim diye de düşünüyordum bir yandan. NTV Tarih’in çıkması oldukça işime geldi. Derginin ilk sayısını çok beğendim ve haliyle ikinci sayıyı da aldım. Kıvamı iyi tutturmuşlar. İnsanı sıkmayacak, merakını uyandıracak konular seçilmiş ve benim gibi meselenin avamları için çok da teknik teferruata girmeden anlatılmış. Sıkılmadan okunabiliyor dergi. Bir yandan çayınızı, kahvenizi yudumlarken diğer taraftan tarihin küçük veya büyük noktaları arasında yolculuğa çıkabiliyorsunuz.
İlk sayının ardından haliyle okuyucu eleştirileri gelmiş dergiye ve bunlar yayımlanmış. Çoğunluğunun olumlu yönde olduğu bu eleştiriler arasında dergiyi “magazin saçmalığı” olarak bulanlar da mevcut. Beklentiden kaynaklanıyor sanırım bu yanılgı. Zaten NTV Tarih kendisini popüler tarih dergisi sınıfına sokuyor. Bir diğer olumsuz eleştiri noktası ise fiyatı. Türkiye şartlarında 5 Lira çok az para değil doğrudur ancak ayda 5 Lira nerelere gitmiyor ki?
İlk sayıdaki yapılan hataların iletildiği bir de bölüm mevcut ki oldukça hoşuma gitti. Bazıları “bir tarih dergisi bu gibi hataları nasıl yapabilir” diye soracak olsalar bile ben hoşgörülü olma taraftarıyım. Kaldı ki kendileri Noel Baba’dan ve hatta perilerden bile özür dilemişler :)
Derginin sitesine de şuradan ulaşabilirsiniz.
Bu yazıları RSS beslemesi ile takip edin
Onuncu Boyutu Anlamak
Onuncu boyutu anlamak ya da hayal etmek? Bir çoğunuzun “yuh o da ne?” dediğinizi duyar gibiyim. Haliyle biz üç boyut biliriz, bir de belki dördüncü boyutu duymuşuzdur. Ancak www.tenthdimension.com adresine uğrarsanız bunun nasıl olacağını size bir Flash animasyonu ile anlatıyorlar. Hem de güzel bir şekilde. Haliyle kullanılan dil İngilizce. Bu güzel açıklamadan İngilizce bilmeyenler mahrum kalmasın diye veya Türkçe çevirisi ile bir daha izlemek isteyenler için öncelikle şu adresteki animasyonda kullanılan metni çevirdim. Aşağıda metni bulabilirsiniz. Ancak hazır metni çevirmişken bir iyilik daha yapayım istedim ve bu çeviriyi videonun kendisine senkronladım. Buradan hemen belirtmek lazım ki, filmleri senkronlayanlar elleri öpülesi insanlarmış. Neyse meseleyi uzatmayalım. Hemen aşağıda videonun bağlantısını veriyorum. Yazının devamına bakarsanız çevirdiğim metni de göreceksiniz. Çeviri ve senkron hataları için şimdiden beni affedin. Ayrıca bu videodan beni haberdar eden Tarık‘a ve yazı kısmını hatırlatan Yavuz‘a teşekkürler.
İki bölümden oluşan Türkçe alt yazı gömülmüş video.
Yazının devamında tam metni de bulabilirsiniz.



