Patilerden seçmeler
Kedileri sevdiğim malum, tekrar anlatmayayım. Sabit bir sayfam bile var bu konuda :) Tabi böyle olunca, onlarla ilgili resimlere de bayılmaktayım, hele hele komik olanlarına. Bu konuda favori sitem elbette ICanHasCheezburger.com. Etrafta kedi seven ve böyle bazen insanı gülmekten yere yıkacak resimler görmek isteyen varsa, ismi geçen siteye gitsinler ve gezinsinler. Mümkünse RSS olayıyla takip etsinler. Resimleri anlamak için biraz da İngilizce bilmek gerekiyor ki belki de işin en hoş tarafı o. Resimler ve onlara uygun metinler bir bütün oluşturmakta. Sadece resimlere bakmak bazen (hatta çoğu zaman) bir şey ifade etmez. O nedenle İngilizce için ön şart diyebiliriz :) Lafı çok uzatmadan favori olanlarımdan bir kaçını buraya geçmek istiyorum:
Bu yazıları RSS beslemesi ile takip edin
Hayat geri vitese takılır mı?
Evet hayat geri vitese takılır mı, takılsa da sadece mutlu anlar hatırlanır ya da yaşanır mı? Saçma oldu soru biliyorum, yaşanmaz elbette. Hatırlamaktan ibarettir bizim bu geriye dönük özlemimizin tek merhemi. Farkında olmuyor bazen insan, içindeki duygu seli öyle bir coşuyor ki arada patlayıveriyor da, o zaman anlıyoruz durumun vahametini. Merhem derken boşuna öyle söylemedim, özlem ve de bilhassa geriye dönük özlem benim için bir yaradır her zaman. Çocukluğum çok güzeldi, huzurluydu, mutluydu. Nereden mi hasıl oldu bütün bu düşünceler?
İki gün önce postaneye gitmiştim, ufak bir işimi halletmek için. Doğduğumdan beri aynı şehir, aynı semt ve aynı mahallede otururum. Kısacası dışarıdaki vadilerin kuşu değilim ben, ayrılıklarım hep geçici olmuştur. İyi yanlarıyla beraber kötü yanları da vardır elbette bunun. Neyse o başka bir mesele. İnsan böyle hayatı boyunca aynı yerde ikamet ettiğinde nostalji yaşaması daha sık oluyor. Her ne kadar çevremiz değişse de temelde ortam hep aynı. Her baktığım köşede bir anı var veya anı kırıntısı.
Sürpriz: Paypal hesabım hacklendi!
Şaka yapmıyorum, son derece ciddiyim. Bir süre önce açtığım Paypal hesabım resmen hacklenmiş durumda. Akşam eve gelip de “We hacked your Paypal account” e-postasını gördüğümde klasik Phishing mesajlarından sanmıştım, ancak hemen 4 mesaj üzerinde Paypaldan “Hesabınızdan 20$ çekildi” mesajını gördüğümde işin ciddiyetini fark ettim. Tek yaptığım harcama bir internet sitesine bağıştı. Hikaye şöyle gelişmiş. “Virtual Invaders Network” isimli bu arkadaşlar önce hesabımı kırdıklarını belirten bir mesaj geçmişler. Artık Paypal hesabımı kullanamayacağımı, tüm bilgilerimin değiştiğini, hesabımdan test olarak 20$ çektiklerini anlatmışlar. Kendilerini hacker olarak tanımlamıyorlar, kaldı ki değiller. Amaçları benim ne kadar dikkatsiz olduğumu göstermekmiş. Haklılar da, problem tamamen harcamayı kullandığım siteden kaynaklanmakta. Aynı parolayı Paypal’da da kullanmıştım! Aslında ilk etapta içimde yine bir şüphe vardı ancak kredi kartı bilgilerimi kontrol ettiğimde cidden 20$’lık bir harcama görünmekte, hem de bu arkadaşların açtık dedikleri sahte isim üzerine. İşin ilginç tarafıysa bu arkadaşların parayı geri ödemeleri! Evet yaklaşık 10 euro’luk bir iade yapmışlar ve Paypal’ın komisyon kestiğinden dolayı eksik kalan parayı da yatıracaklarını söylemişler, hatta 15 gün sonrasına tarih bile vermişler. Tabi bu arada değiştirdikleri kullanıcı adımı ve parolasını da yollamışlar. Şimdi, kalan parayı yatırırlar mı yatırmazlar mı bilemiyorum ancak bu bana iyi bir ders oldu. En azından kötü niyetli insanların eline düşmemiş hesap, yoksa halim nice olurdu. Normalde böyle işler için sanal kart kullanırdım ancak erindiğimden ötürü normal kredi kartımı kullanmıştım. Bu satırları tamamladıktan sonra bağış yaptığım siteye güzelce bir mesaj geçeceğim. Bu arkadaşlara da teşekkür etmek isterdim ancak benle iletişim kurdukları adres benim hesabım için açtıkları yeni adres. Kısacası bir işe yaramaz.
Benim kulağıma küpe, size de örnek olsun.
Son 19 yıldır en çok izlenen Türk filmleri
| Filmin Adı | Dağıtım | Vizyon Tarihi | Toplam Kişi |
| 1. Kurtlar Vadisi | KenDA | 03.02.2006 | 4.256.567 |
| 2. Recep İvedik | Özen Film | 22.02.2008 | 4.004.215 |
| 3. G.O.R.A | Warner Bros. | 12.11.2004 | 4.001.711 |
| 4. Babam ve Oğlum | Özen Film | 18.11.2005 | 3.832.539 |
| 5. Vizontele | Warner Bros. | 02.02.2001 | 3.308.120 |
| 6. Vizontele Tuuba | Warner Bros. | 23.01.2004 | 2.894.802 |
| 7. Organize İşler | KenDA | 23.12.2005 | 2.618.244 |
| 8. Hababam Sınıfı Askerde | Özen Film | 14.01.2005 | 2.587.824 |
| 9. Eşkıya | Warner Bros. | 29.11.1996 | 2.571.133 |
| 10. Kahpe Bizans | Özen Film | 21.01.2000 | 2.472.162 |
Tolga Akıncı’nın Sinema dergisinde verdiği listedir. Sadece Recep İvedik güncellemesi yapılmıştır.
Aslında yorumsuz olarak geçecektim fakat dayanamadım. Recep İvedik böyle giderse en çok izlenen film olacaktır. Şu anda liste başı olan Kurtlar Vadisi için de hiç kaliteli şeyler söylenemese bile en azından Türkiye sorunlarına kendince parmak basmıştır (bakın yerini hak ediyor demiyorum). Recep İvedik filmine gitmedim, görmedim, gidenlerden dinlemedim. Çok şükür çevremde giden yok, tek tesellim bu. Hani duyduğum, bildiğim odur ki “eğlencelik” bir film olduğu. Fakat merak ettiğim nasıl bu kadar amiyane, bu kadar yoğun küfür içeren bir filmi 4 milyon küsur insanın izlediği? Cidden hak ediyor mu? Şimdi birileri bana çıkıp da pazarlama başarısı demesin lütfen. Eğer gitmeyen gitmiyorsa vardır değil mi bir bildiği!
Not: “Ne var, gittik eğlendik, derdin ne, sana batan ne” tarzındaki yorumları yapmadan önce tekrar bir değerlendirme yapın.
Not 2: Listedeki diğer bazı filmler de çok takdire şayan!
Feedburner’a geçtim
Sevgili okurlarım (öhöm :) ) artık Feedburner’a geçmiş bulunmaktayım. Biliyorum 3-5 kişisiniz ancak zamanında yapmış olduğunuz aboneliği silip (artık her nasıl olduysanız) yanda gördüğünüz ‘RSS Abonesi Ol’ yolunu kullanarak veya üstteki kocaman RSS simgesini tıklayarak beni takip etmenizi teşvik ederim :)
Beklenmeyen netice
Beklemezdim Sony Ericsson w810i‘m ile böyle bir fotoğraf çekebileceğimi. Tamam, şaheser bir fotoğraf değil ancak dediğim gibi telefonumdan bu sonucu beklemezdim :)
Çocukken Kavrayamadığımız Şeyler
Sevgili Suskun birkaç gün önce beni mimleyip başlıktaki yazıyı bana paslamıştı. Kendisine söz vermeme rağmen araya iki yazı girdi. Buradan özürlerimi bildirdikten sonra hemen konuya geçeyim. Baya bir düşünmeme rağmen nedense çocukken anlam veremediğim şeyleri hatırlayamadım. Belki de bu nedenle gecikti yazı. Beynim bu konuda tersine işliyor sanırım. Daha çok anlam verdiğim şeyleri hatırlıyorum ben. Bir iki örnek yazıyı şurada ve şurada geçmiştim. Fakat çok genel geçer olsa da bana da bazı şeylerin anlamsız geldiğini hatırlar gibi oldum. Örneğin henüz okula bile gitmezken -4,5 yaşlarında olsam gerek- evimizin haricinde bir yerlere ziyarete gittiğimizde o kadar kargaşa içinde bana ayrı bir dünya gibi gelen yollarda nasıl kaybolmadığımızı düşünür, bizimkilerin eline sıkı sıkı yapışırdım. Şimdilerde arada bir hayal kırıntıları ile İstanbul’da gezinirken bazı yerleri hatırlıyorum da gülüyorum. Ancak bu çok normal olsa gerek. Sonra yine bu gezi dönüşlerini neden otobüsle değil de hep kutu gibi olan dolmuşlarla yaptığımızı anlayamazdım. Sebebi ilerde anladım: İETT o zamanlar bu kadar çalışkan değilmiş. Düşündükçe geliyor hatıra bazı şeyler. O kadar sokak hayvanının açlıktan nasıl ölmediklerini de anlamazdım. Yağmur, çamur, kar, soğuk yani kocaman bir kış geçerdi de hayvancıklar hala yaşardı. Hoş bunu hala pek anlayabilmiş değilim. Sanırım yeter :) Pek etrafı mimlemesem de bu sefer pas atmak geçti içimden. Biliyorum çok vakitleri yok ve pek mim sevmiyorlar ancak bu yazıyı ben de Fatih, Tarık ve Tutku‘ya paslamak istedim. Canları isterse :)
Yayımlandı? Yayınlandı?
yayınlamak: Hiç bir kayıt bulunamadı.
yayımlamak: Kitap, gazete, dergi vb. şeyleri basmak ve dağıtmak, neşretmek:
Türk Dil Kurumunun yeni yayımladığı kitapları gördüm
Alıntı: TDK
yayınlandı:
Kişiselleştirilmiş yayınlandı için yaklaşık 3.120.000 sonuçtan …
yayımlandı:
Kişiselleştirilmiş yayımlandı için yaklaşık 1.360.000 sonuçtan …
Alıntı: Google
Ben mi hatalıyım acaba?
Sevmek kadar sevilmek…
Sevgili Fatih paylaşmış ben de buradan geçmeden edemeyeceğim. Goddes Artemis kendi günlüğünde geçmiş bu olayı. Yazının başlığı şöyle: Gerçek Sevgi Unutulmaz, Ölmez, Yok Olmaz. Orada yorum yapamadım, hem 22 senedir kedi besleyen, hem de hayvan sevgisini had safhada içinde hisseden bendeniz bu yazıyı paylaşmazsam kendime ihanet etmiş gibi hissederdim. Kısaca; kendisini büyüten iki insanı, bir yıl sonra vahşi ortamında tekrar gördüğünde sevgisini nasıl dile getirdiği gösterilen bir aslan ve sahiplerinin videosu. Mutlaka göz atın mutlaka izleyin…
İçimizdeki Çocuk Hiç Uyanmasın
Yazının başlığını hayata geçirmek ne kadar mümkündür bilemiyorum ancak en azından biz kendi ellerimizle o çocuğu uyandırmaya çalışmamalıyız. Bu düşünceler neden ve nasıl hasıl oldu kısaca aktarmaya çalışayım. Bir süredir üzerimde dolaşan garip rahatsızlıktan dolayı evde vakit geçirme fırsatı buluyorum. Film izlemeyi de sevdiğimden ötürü eskiden (genelde çocukken) izlemiş olduğum filmleri gözden geçireyim dedim. Hepsini burada yazmayayım ancak özellikle iki tanesi beni çok derinden yaraladı: Ghostbusters (Hayalet Avcıları) ve Rambo. İkisi de birer efsaneydi benim gözümde. Nasıl olmuşsa şu günlere kadar tekrarlarını da izlememişim. Bu nedenle hayalimdeki bu filmler benim çocuk dünyamda hâlâ enfes vaziyetlerde mevcuttu ve ne zaman geriye gitsem, bu filmleri hatırlayıp “Vay, ne günlermiş” deyesim gelir(di). Geçmiş zaman kullandım zira filmleri tekrar izlediğimde zerre kadar etkilenmediğimi fark edince aklıma şu açıklama geldi; ya ben çok acımasızım ya da artık o çocuk uyanmaya başladı. Haliyle çok kısa bir süre sonra ikinci açıklamanın doğru olduğunu fark ettim.











