Ubiquity ile Seslisözlük ve Zargan aramaları
Önce duymayanlar için söyleyeyim, Ubiquity Firefox3 için bir Web2.0 eklentisi. Tanışıklığım birkaç gün ile sınırlı. Her ne kadar bazı özellikleri Linux ile biraz problemli olsa da kendisi oldukça hoş ve kullanışlı bir eklenti. Neden Web2.0 eklentisi dediğimi açıklamam biraz zor, o nedenle kendi sayfasındaki videoyu izlemeniz sizin yararınıza olacaktır. Bazıları bu eklenti için çığır açıcı demişler, bilmem siz ne düşünürsünüz.
Eklentiyi kullanırken arada bir uğradığım Seslisözlük için ekleme yapayım dedim. Birkaç dakika bakındıktan sonra sorunsuzca ekledim. Gördüğüm kadarıyla Ubiquity gelişime oldukça açık. İleride birçok eklentinin hızlıca Ubiquity’ye katıldığını görürsek şaşmamak lazım. Hazır Seslisözlük’e yazmışken Zargan için de aynı şekilde bir ekleme yaptım. Zaten mantık aynı, birini ekledikten sonra diğerini eklemek pek de zor olmuyor. Eğer eklemek isteyen varsa aşağıdaki satırları gezginde chrome://ubiquity/content/editor.html adresini açtıktan sonra görecekleri alana aynen yapıştırabilirler.
makeSearchCommand({
name: "sesli",
url: "http://www.seslisozluk.com/?word={QUERY}",
icon: "http://www.seslisozluk.com/favicon.ico",
description: "Verilen kelime için seslisozluk.com içinde arama yapar.",
preview: function(pBlock, directObj) {
if (directObj.text)
pBlock.innerHtml = "Şunun için seslisozluk.com'da arama yapar: " + directObj.text;
else
pBlock.innerHTML = "Verilen kelime için seslisozluk.com'da arama yapar.";
}
});
makeSearchCommand({
name: "zargan",
url: "http://zargan.com/sozluk.asp?Sozcuk={QUERY}",
icon: "http://zargan.com/favicon.ico",
description: "Verilen kelime için zargan.com içinde arama yapar.",
preview: function(pBlock, directObj) {
if (directObj.text)
pBlock.innerHtml = "Şunun için zargan.com'da arama yapar: " + directObj.text;
else
pBlock.innerHTML = "Verilen kelime için zargan.com'da arama yapar.";
}
});
Eğer kodlarla uğraşmak istemiyorum diyorsanız şu bağlantıyı takip ederek bu eklentiye Ubiquity için abone olabilirsiniz.
Kullanımı oldukça basit. Ubiquity çağrıldıktan sonra sesli veya zargan (hatta ses ve zar) yazıp, istenilen kelimeyi girmek yeterli oluyor. Ayrıca sayfada seçilen kelimeler de haliyle aramaya dahil edilebiliyorlar. Kısacası istenilen kelime seçildikten sonra, Ubiqutiy çağrılıp ses veya zar yazmak yeterli. Yeni bir sekmede arama sonuçları getiriliyor.
Ubiquity henüz çok yeni bir eklenti ve bu yazıya konu olan arama fonksiyonundan çok daha fazla işlevleri yerine getirebiliyor. Sayfasındaki videodan daha fazla bilgi alıp, komut listesini gözden geçirebilirsiniz.
Bu yazıları RSS beslemesi ile takip edin
Yasaklı fakat hoş Xbox 360 reklamı
Gezinirken gördüm, muhtemelen daha önce bir yerlerde görmüş olabilirsiniz. Yasaklandığı söylenen Xbox reklamıymış. MS’yi çok sevmesem de reklam politikaları her zamanki gibi başarılı :) Buyurun eğer izlemediyseniz:
Google Earth 4.3 Beta yenilenen 3B desteğiyle yayımlandı.

Severek kullandığımız Google Earth’ün 4.3 beta sürümünü Google’cı amcalar 3B desteğini yenileyerek yayımlamışlar. Artık bundan böyle dünya üzerindeki bazı mekan ve yapıları üç boyutlu olarak gezebileceksiniz. Yeni eklenen özellikleri saydıktan sonra bir iki kelam daha ederiz.
- Yeni Dolaşım - Yakınlaştırma (zoom) özelliği ve kontrolü biraz daha geliştirilmiş. Ayrıca yeni getirilen “bakış” ayar çubuğu ile binalara tepeden veya bir dağ çizgisinden bakabiliyoruz.
- Daha fazla ve hızlı 3B yapıları - Birçok 3B özellikli yapı ve mekan Google Earth’e eklenmiş durumda.
- Google Harita - Google Harita özelliği eklenmiş, böylece doğrudan gezdiğimiz caddeleri Google Maps üzerinden açabiliyoruz.
- Güneş ışığı - Bu özellik sayesinde güneşin mekan ve yapılara gün boyunca nasıl yansıdığını görebiliyoruz.
- Yeni diller - Aralarında Türkçe’nin de bulunduğu 12 yeni dil eklenmiş.
Ben biraz gezindim. Henüz her yerde 3B yapıları göremesek de merak ettiğimiz bazı yerleri 3B keyfi ile dolaşabiliyoruz. Bu sayı gerek kabiliyetli Google Earth kullanıcılarının çizimleriyle gerekse Google Earth ekibinin kendi destekleriyle günden güne artacaktır. İstanbula bir bakayım dedim, Sultanahmet’te Hipodrom meydanındaki dikilitaşlardan başka bir şey bulamadım. Umarım zamanla artar. Daha fazla 3B yapı görmek için sizi 3D Warehouse’a alalım. Ayrıca Google Earth’ün yeni sürümünü indirmek için şu bağlantıyı kullanabilirsiniz. Hemen aşağıya da kendi tanıtım videolarını koyuyorum.
Linux’un (kernel) değişimi ve gelişimi
Linux Vakfı (Linux Foundation)‘nın son yayımlanan raporunda Linux’u kimin kodladığına ve desteklediğine değinilmiş. Linus Torvalds’ın tek başına çıktığı bu yolculuk 2008′e gelindiğinde bir hayli değişmiş durumda. Artık Linus, Linux’un gelişimine sadece 0.6′lık bir yüzdeyle yardımcı oluyor. Duyunca şaşırdığımı itiraf edeyim. Linux’un gelişiminde çok fazla insanın etkisinin olduğunu bilsem de Linus’un payının bu kadar düşük olduğunu bilmiyordum. Buradaki sebep sanırım artık kişisel bazda katkının bir hayli az olması. Kişisel olarak Linux’a katkıda bulunan liste başı 10 geliştirici, toplamda %15′lik bir paya sahiplermiş. Şu anda 1000 geliştiricinin yanında 100 şirket desteklemekte bu gelişimi. Toplamda bir şirkette çalışıp destek verenlerin katkısı ise %70. Şirket oranlarına bakacak olursak:
- Red Hat %11.2
- Novell %8.9
- IBM %8.3
- Intel %4.1
- Oracle %1.3
- MontaVista %1.2
- Cisco %0.5
Şimdi rapordan bazı kısımları geçeyim.
Linux’u kim kodluyor?
- Her Linux kerneli 100′ün üzerinde şirkette çalışan 1000′e yakın geliştirici tarafından kodlanmakta. Bu vakıf dünyadaki en yaygın olan yazılım projesi anlamına gelmekte.
- 2005′ten bu yana geliştirici sayısı üçe katlanmış durumda.
- Bu geliştiricilerin %70′i ile %95′i arasındaki bölüm yaptığı işin ücretini alıyor. Böylece açık kaynak kodlu program geliştirmek sadece bir hobi işidir efsanesi bertaraf edilmiş oluyor.
Linux’u kim destekliyor?
- Kernel gelişimine %70′in üzerinde katkı başı çeken şirketler IBM, Intel, The Linux Foundation, MIPS Technology, MontaVista, Movial, NetApp, Novell ve Red Hat olmak üzere bir çok şirket tarafından yapılmakta.
Linux ne hızda gelişip yayımlanıyor?
- Kernele her gün ortalama 3.631 satır kod ekleniyor ve yeni kernel ortalama 2.7 ayda bir yayımlanıyor.
- Kernel 2005′ten bu yana her sene %10 oranında büyüme göstermekte.
Linux bir hayli kabuk değiştirdi. Şüphesiz doğduğu günden bu yana bir hayli değişme uğradı. Bu kadar şirketin destek vermesi insanı umutlandırıyor. Kazanan her zaman son kullanıcı olsun.
Kaynaklar
Wordpress 2.5 yayımlandı
Daha dün gece güncellemiştim RC2′ye,demek beni beklemiş geliştiriciler :) Tamam dedim ben de madem siz yarışıyorsunuz, varım o zaman. RC2′den sonra has 2.5′e de geçtik, hayırlı uğurlu olsun. 2.5 ile beraber uzun süredir kullandığım tema da değişti. Ben beğendim bilmem nasıl duruyor. Unutmadan WP 2.5′i şuradan indirebilirsiniz. Şimdiden 45,161 kişi indirmiş bile, maşallah.
WordPress 2.5 RC2′den merhaba
Evet WordPress 2.5 RC2 yaklaşık 20 saat önce yayımlanınca artık deneyeyim dedim. Ufaktan da olsa bir tereddüt yaşadım. Ancak küçük bir problem haricinde sorunsuzca bu yeni sürüme geçiş yaptım. Biliyorsunuz WordPress geliştiricileri aradaki sürümü atlayıp doğrudan 2.5′e geçme kararı almışlardı. İşte bu yeni sürümün 2. dağıtım adayı karşımızda. Yenilik olarak çok fazla kurcalayamadığım için gözüme değişik gelen tek yer yönetim paneli. Daha şık ve kullanışlı bir hale gelmiş. Bunun haricinde medya ekleme olayı daha hoş görünüyor. Ancak yerelden bir resim yüklemeye kalktığımda ne yazık ki RC2 bunu başaramadı. ‘Ajaxsımsı’ bir olayla işi kotarmaya çalışan sevgili RC2 ne yaptıysam resmi yüklemedi. Halbuki şuradaki videoda abimiz ne kadar kolay resim ekliyor. Neyse ben yine kendi kullandığım Ftp usulünden yararlandım. Yerelden resim yükleyerek WP kullananlar RC2′den hoşnut kalmayabilirler. Tabi sorunun sadece bende olma ihtimali de var. Yeni fark ettim etiketleme de kayıp! Yazının başında bahsettiğim problem şuydu. Eğer RC2 kurup, wp-admin/upgrade.php sayfasına ulaşıp, güncelleme yapmaya çalıştığınızda şöyle bir hata alıyorsanız:
Fatal error: Call to a member function add_query_var() on a non-object in ****/public_html/wp-includes/taxonomy.php on line 165
( Not: Metin yapıştırmak için de ayrı bir pencere açıyor RC2) hemen Ftp programınızı açın zira Ftp kullanmadan bu problemi halledemezsiniz. Sebebi: SimpleTags eklentisi. Ne yazık ki sorun veriyor RC2 ile beraber. Ben Ftp ile bu eklentiyi silince RC2 kendine geldi, upgrade.php ile veritabanını güncelledi. Tabi şimdi ben merak içerisindeyim etiketleme sistemi nasıl olacak diye. Onu da araştırıp bulunca buraya ekleriz. Şimdilik bu kadar.
Not: Dayanamadım baktım. Click Tags isimli eklentiyi buldum. Son derece güzel, basit ve işe yarar.
Not2: Şöyle bir de inceleme gördüm, gözümden kaçmış önceleri. Bakınız, faydalıdır, merak giderir.
Gnome-do görev başında.
Bir süredir Gnome-do kullanmaktayım. Böyle hem göze hoş gelen hem de kullanışlı programlara bayılıyorum. Kendisi Apple’ın kendi işletim sisteminde kullandığı quicksilver’dan esinlenmiş. Hiç kullanmadığım için ne kadar benzer, hangisi diğerini döver bilemiyorum, beni çok da ilgilendirmiyor açıkçası. Gnome-do Mono ile yazılan bir uygulama (eribol’un kulakları çınlasın) ve ana geliştiricisi David Siegel. Tabi ki kendisi tek başına değil. Projede bir çok geliştirici var ve hepsi de son derece iyi insanlar. Nereden biliyorsun, beraber mi takılıyorsunuz gibi bir soruya, “eh birazcık öyle” diye cevap verebilirim. Yazının devamını okuyun »
O da ne! Yaşıyormuşum
Ne de çabuk geçmiş zaman. En son Ağustos’un 31′inde yazmışım bir şeyler. Nedense yazasım gelmedi o gün bu gündür, araya Ramazan girdi, başka şeyler girdi, son bir haftadır hastalık girdi. Otu, böceği de yazmayı seven birisi değilim, haliyle “bugün şu oldu, şurda şunu yaptım, şu sitede bu olmuş, bu kişi şunu yapmış” diye yazmaktan da hazzetmiyorum. Hal böyle olunca, 1 ayı aşkın boş kaldı cânım günlük (ne büyük kayıp) :) Artık “şu fareden sıkıldık, değiştir” diyenler de çıkınca, madem öyle karalayayım dedim bir şeyler. Etrafta laf öldürürken bir arkadaş da aşağıda vereceğim bağlantıyı gösterince, onu da burada geçeyim istedim. Kendisinin ismi virtualbarbershop. İki arkadaş çıkmış iki tane mikrofon kullanarak , hayali bir berber dükkanındaymışlar gibi kayıt yapmışlar. Ancak kayıdı dinlediğiniz zaman, sanki dükkanın içindeymiş hissine kapılıyorsunuz. Verimli olarak sonuç almak için, kulaklık kullanmanız şart (kulaklık olmadan kesinlikle dinlemeye başlamayın, büyüsü bozuluyor). İnanın dinlemeye başladığınız anda “ne oluyor!” diyeceksiniz. Kulaklığınızı takın, sesini güzelce açın, etrafta ses varsa susturun ve sonuna kadar dinleyin. Çok basit bir teknolojiyle yapılmış bu hadiseye emin olun şaşıracaksınız.
Olayın aslı: http://ccgi.bluerabbit.plus.com/virtualbarbershop/
Windows Vista mı kullanıyorsunuz? Bir daha düşünün
Öncelikle Windows düşmanı gibi görünmek istemem (sevmiyorum orası ayrı) ancak nedense bu gibi yazıları gördükçe antipatim daha da artmakta. Daha önce şöyle bir yazı geçmiştim burada. Bir iki şeyden bahsetmiştim, Microsoft’un bizim için olan planları hakkında. Şu yazıda gördüğüm kadarıyla iş daha da ciddi. Biraz izah etmeye çalışalım.
Nikola Tesla’nın hayali gerçek oldu: Kablosuz Elektrik
Evet Tesla’nın 100 yıl kadar önce arzuladığını şu günlerde MIT gerçekleştirdi. Tesla konusunu (Edison’la olan rekabetini de içerecek şekilde) başka bir yazıda anlatmayı planlıyorum. Şimdi gelelim MİT’in gerçekleştirdiği olaya. Olay şudur: adamlar arada bir kablo hatta fiziksel temas olmadan 2 metre öteden bir ampulü yakmayı başarmışlar. Adına da WiTricity (Wireless Electricity) demişler.
Evet, Tesla bunu 100 yıl kadar önce hayal etmiş ancak finans sıkıntısından (ve Edison’un engellemelerinden) dolayı gerçekleştirememişti,kısmet MIT’eymiş. Çok fazla teknik ayrıntıya girmeden kendi açıklamalarından şunu aktarayım. Kabolsuz iletim için bazı yollar mevcut. Örneğin bu iş elektromanyetik ışıma olarak yapılabilirmiş(radyo dalgalarında olduğu gibi). Ancak kablosuz olarak veri taşımak için son derece uygun olan bu yöntem ne yazık ki güç taşımak için pek elverişli değilmiş zira ışıma her yöne doğru olduğu için taşıma esnasındaki güç kaybolması had safhada oluyormuş. Yine bir başka yöntem olan doğru elektromanyetik ışıma (lazerde olduğu gibi) sayesinde bu iş gerçekleştirilebilirmiş fakat bu da pek bir masraflı ve tehlikeliymiş. Bu durumda bizim MIT insanları oturmuş , kalkmış Manyetik Çift Rezonans (Magnetically coupled resonance) olayını bulmuşlar. Vel hasılı kelam artık arada kablo olmadan ampuller yanacak, cep telefonlarımız şarj olabilecekmiş. Detay isteyen aşağıdaki bağlantıdan öğrenebilir, Fizikçi olmayan bendenizden ancak bu kadar :)



