İnsan hakları. İyi de kime söyleyeceğiz?

HeartsMagic - Mayıs 15th, 2008

Sözüm üzerine bugün yazı yazmam icap ediyor, kampanyaya da katılmıştım zaten. Aslında zorunluluktan ziyade bu benim bir süredir yazmak istediğim bir konuydu. Ancak doğrudan insan hakları değil de onunla ilintili, belki de merkezindeki bir mefhumla ilgiliydi bu: Vicdan. Zaten bana insanlara insan haklarını anlatmak çok komik geliyor. Misal hayvanlara nazaran kimilerine göre bir üst yaşam formu, kimilerine göre çok ayrı bir yaratılmış olan biz insanların hayvan haklarını konuşmasını bile deha makul bulurum. Dikkat edin yine doğru demiyorum, zira bana göre bir canlının hayatına sebepsiz yere öyle ya da böyle kıymak veya eziyet göstermek bile konuşulacak bir durum değil.

İnsan haklarının geçmişi (ya da bunun bağıra bağıra belirtilmesi diyelim biz buna) pek belli olmasa da çok eskilere dayanıyor. Az vicdan kırıntısına sahip herkes veya her lider bundan bahsetmiş. Kimisi bunu yazıya dökmüş, kimisi anlaşma olarak hayata geçirmiş. Şu an bizim tabi olduğumuz beyannamenin bile yarım asırdan fazla bir mazisi var. Var olmasına var da değişen bir şey var mı? Etrafımıza baktığımızda ne görmekteyiz? Bütün bu çırpınışlar niye? Sebebi açık: Kimilerimizin vicdandan yoksun oluşu. Bana göre karşımızdaki insanın içerisinden vicdanı alıp söktüğünüzde geride ‘bir tür canavardan’ başka bir şey kalmıyor. Hayvan bile diyemiyorum bunun için, onlar da bile vicdanın olduğuna inanmaktayım. Hadi ismi vicdan olmasın da içgüdüsel olarak yaşadıkları vicdan benzeri bir olgu olsun. Ancak vicdana sahip olmayan insan işte söylemek istediğim gibi hayvan bile olamıyor. Bunun ispatı son derece kolay. Dünyada şu an şu satırları yazdığım anda bazı insanlara diğer bazı insanların yaptıklarını bir düşünün ve sonra bu yapılanların hiçbir hayvan tarafından başka bir hayvana yapılıp yapılmadığını hatırlamaya çalışın. Boşuna uğraşmayın hatırlayamayacaksınız. Böyle bir yazıda ‘hayvan’ kelimesinin bu kadar çok geçmesinden ötürü özür dilerim ancak bu bir çeşit günah çıkartma sanırım. Ne zaman insanlara yapılan insan dışı bir müdahale görsem içimden ve dışımdan “hayvan herifler” diye küfrederdim. Şu an anlıyorum da hata ediyormuşum.

Şimdi ben ne yazayım dünyanın dört bir tarafındaki insan hakları ihlalleri hakkında? Maruz kalan da insan, bu ihlali gerçekleştiren de insan!

Siz istediğiniz kadar beyanname hazırlayın ve yayımlayın neye yarar. Vicdan mirim vicdan.

Bu yazıları RSS beslemesi ile takip edin

15 Mayıs’ta lafazanlık değil İnsan Hakları

HeartsMagic - Nisan 19th, 2008

İnsan Hakları Suskun haberdar etmiş. Blogcatalog şöyle bir proje başlatmış ve 15 Mayıs günü İnsan Hakları üzerine yazacak blog sahiplerini bir araya getirmeye çalışmaktaymış, katılmayı planlıyorum. Her daim gevezelik edecek halimiz yok ya, 15 Mayıs’ta ecnebi kardeşlerimizle beraber bu konu üzerinde beraberce yazarız. Dilimiz döndüğünce elbette.

Üretken Olamamanızın 7 Nedeni

HeartsMagic - Nisan 4th, 2008

Üretken Olamamanızın 7 Nedeni

Daily Blog Tips
Yazar: Daniel Scocco

7 Reasons Why You Might Never Be Productive

Çeviri: Ben

Bu yazı The Online Business Handbook‘ın yazarı Alan Johnson tarafından misafir sıfatıyla yazılmıştır.

Ne kadar sıkı çalışırsanız çalışın işlerinizi üretken bir biçimde yapamadığınızdan dolayı hayal kırıklığı yaşadığınız oldu mu? Eğer böyleyse, artık harekete geçme zamanıdır. Aksi takdirde yerinizde durup bir mucize gerçekleşmesini beklerseniz, sizi temin ederim ki işler daha iyiye gitmeyecektir. Bir ‘blogger’ olarak uzun vadeli başarıyı cidden istiyorsanız üretkenlik kesinlikle bir zorunluluktur ve kendinizi kandırarak yaşamak bir seçenek değildir.

Nereden başlamalı? Problemi belirleme daima ilk adım olmuştur ve üretken olamamanızın 7 genel sebebi vardır:

Sebep 1: Yaptığınız Şeyden Nefret Ediyorsunuzdur

Eğer işinize tutkuyla bağlı değilseniz azami verim almak büyük bir uğraş gerektirebilir ve gerektirecektir. Üretken olamayacak, her şeyi önemsiz bir iş gibi görecek veya bir başka deyişle böyle bir davranışla uzun bir dönemde kaybetmeye mahkum olacaksınız.

Yazının devamını okuyun »

Çocukken Kavrayamadığımız Şeyler

HeartsMagic - Nisan 2nd, 2008

ÇocuklukSevgili Suskun birkaç gün önce beni mimleyip başlıktaki yazıyı bana paslamıştı. Kendisine söz vermeme rağmen araya iki yazı girdi. Buradan özürlerimi bildirdikten sonra hemen konuya geçeyim. Baya bir düşünmeme rağmen nedense çocukken anlam veremediğim şeyleri hatırlayamadım. Belki de bu nedenle gecikti yazı. Beynim bu konuda tersine işliyor sanırım. Daha çok anlam verdiğim şeyleri hatırlıyorum ben. Bir iki örnek yazıyı şurada ve şurada geçmiştim. Fakat çok genel geçer olsa da bana da bazı şeylerin anlamsız geldiğini hatırlar gibi oldum. Örneğin henüz okula bile gitmezken -4,5 yaşlarında olsam gerek- evimizin haricinde bir yerlere ziyarete gittiğimizde o kadar kargaşa içinde bana ayrı bir dünya gibi gelen yollarda nasıl kaybolmadığımızı düşünür, bizimkilerin eline sıkı sıkı yapışırdım. Şimdilerde arada bir hayal kırıntıları ile İstanbul’da gezinirken bazı yerleri hatırlıyorum da gülüyorum. Ancak bu çok normal olsa gerek. Sonra yine bu gezi dönüşlerini neden otobüsle değil de hep kutu gibi olan dolmuşlarla yaptığımızı anlayamazdım. Sebebi ilerde anladım: İETT o zamanlar bu kadar çalışkan değilmiş. Düşündükçe geliyor hatıra bazı şeyler. O kadar sokak hayvanının açlıktan nasıl ölmediklerini de anlamazdım. Yağmur, çamur, kar, soğuk yani kocaman bir kış geçerdi de hayvancıklar hala yaşardı. Hoş bunu hala pek anlayabilmiş değilim. Sanırım yeter :) Pek etrafı mimlemesem de bu sefer pas atmak geçti içimden. Biliyorum çok vakitleri yok ve pek mim sevmiyorlar ancak bu yazıyı ben de Fatih, Tarık ve Tutku‘ya paslamak istedim. Canları isterse :)

Sevmek kadar sevilmek…

HeartsMagic - Mart 21st, 2008

Sevgili Fatih paylaşmış ben de buradan geçmeden edemeyeceğim. Goddes Artemis kendi günlüğünde geçmiş bu olayı. Yazının başlığı şöyle: Gerçek Sevgi Unutulmaz, Ölmez, Yok Olmaz. Orada yorum yapamadım, hem 22 senedir kedi besleyen, hem de hayvan sevgisini had safhada içinde hisseden bendeniz bu yazıyı paylaşmazsam kendime ihanet etmiş gibi hissederdim. Kısaca; kendisini büyüten iki insanı, bir yıl sonra vahşi ortamında tekrar gördüğünde sevgisini nasıl dile getirdiği gösterilen bir aslan ve sahiplerinin videosu. Mutlaka göz atın mutlaka izleyin…

90′larda “Am I really here in your arms, This is just like I dreamed it would be”
diye başlayan bir ses yankılanırdı beyaz camda, son derece hoş ve etkileyici bir melodi ve harika bir yorumla beraber. Star TV’nin memnun olduğum 2 icraatinden biriydi bu 80lilerin net bir şekilde hatırlayacağı Parliament Pazar Gecesi Sineması kuşağı (diğeri hala yayımlamakta oldukları Şampiyonlar Ligi maçları). Söylediğim gibi çok hoş bir şarkıyla başlardı: All My Life.

Şarkı Karla Bonoff’a ait ve 1999 yılındaki albümüne bu şarkıyı dahil etmiş. Ancak tabi ki bundan öncesi var zira biz bu şarkıyı 90ların başında bu sinema kuşağı ile dinlemeye başlamıştık bile. Yanlış bilmiyorsam Bonoff şarkıyı bu yıllarda Parliament sigarasının reklamları için söylemiş. Star TV’de bu kuşağa başladığında filmlerden hemen önce, reklam aralarında ve sonunda bu şarkıyı geçerdi. Bazılarının yanlış bildiği üzere burada şarkıyı söyleyen Linda Ronstadt değil. Evet Ronstadt, Aaron Neville ile beraber bu şarkıyı bir düet şeklinde 1989 yılında icra etmiş, hatta çok popüler de olmuş, bir de üstüne ödül almış. Ancak bizim sinema kuşağımızdaki yorum Bonoff’un ta kendisine yani şarkının gerçek sahibine ait. Zaten hatırlarsanız oradaki düet değildi. Şimdi benim kuşağım yani 80liler ne zaman bu şarkıyı duysak 15-16 seneye geri gidiyoruz, yani nostaljinin doruğuna. Düet her yerde bulunuyor da Bonoff’un yorumu pek bulunmuyor, ben vereyim:

Gelelim o yıllara. Yazının devamını okuyun »

Sağ ve sol beyin testim

HeartsMagic - Kasım 27th, 2007

left-right.jpgBundan yaklaşık 1 ay önce Alper, Mürekkep’te sağ ve sol beyin testi isimli bir yazı geçmişti. Kısaca bahsetmek gerekirse ortada dönen bir hanım kızımız var, ancak bu hanım kızımızın dönüş yönü sizin beyninizin hangi yönünü kullandığınıza göre değişmekte. Yazının yayımlandığı zaman, söylenen duruma göre ben -ne yazık ki :) - beynimin sağ tarafını kullanıyor görünüyordum. Hal böyle olunca benim sayısalcı olmamam gerekiyordu. Yazının devamını okuyun »

Mankenlerin suçu yokmuş

HeartsMagic - Kasım 22nd, 2007

Bir önceki geçtiğim videoda Amerikalıların nelerden bîhaber olduklarını görmüştük. Arada da bizim mankenlere laf giydirmiştim. Giydirmekte haklıydım elbette zira bilemedikleri şeyler yenilir yutulur cinsten değil. Ancak aşağıdaki video bir önceki videoyu aratmıyor. Amerikalılar en azından bilemedikleri şeyle kalıyorlar, bizimkiler ise ahkâm kesmeyi hiç ihmâl etmiyorlar. Videonun sonuna doğru ise (süper fikir beyan eden! birini gördüğünüzde) bizim insanımızın neden bu durumda olduğunu ve eğitim sistemindeki çatlağı bir nebze de olsun anlıyorsunuz. Eski bir video ancak bir öncekini iyi tamamladığı için geçmek istedim.

Mısır piramitleri Türkiye’den kaçırılmış!



Alın bizim mankenleri, vurun Amerikalılara

HeartsMagic - Kasım 20th, 2007

Bizim mankenleri görmüşüzdür televizyonlarda; Atatürk’ü tanımayan, soru sorulduğu dönemdeki Başbakanı bilmeyen, Cumhuriyetin ne zaman kurulduğundan bîhaber falan. İzlediğimde biraz gülmüş, daha fazla üzülmüştüm. Ancak ne de olsa mankendir diyerek geçiştirmiştim.

Amerikalıların da az çok dünyadan habersiz olduklarını sıklıkla duyuyordum ancak aşağıdaki videoyu izlediğimde ağzım açık kaldı, sandığımdan daha da kötüymüşler. Hem bunlar manken de değil :) Videoyu sonuna kadar izleyin.

Not 1: Tabi ki hepsi böyle değildir ve tabi ki bizde de böyleleri vardır.

Not2: Video ingilizce, alt yazıları da ingilizce.

Ace of Base - Happy Nation

HeartsMagic - Kasım 15th, 2007

90′ların başı, buram buram nostalji…