Hayat geri vitese takılır mı?

HeartsMagic - June 7th, 2008

Evet hayat geri vitese takılır mı, takılsa da sadece mutlu anlar hatırlanır ya da yaşanır mı? Saçma oldu soru biliyorum, yaşanmaz elbette. Hatırlamaktan ibarettir bizim bu geriye dönük özlemimizin tek merhemi. Farkında olmuyor bazen insan, içindeki duygu seli öyle bir coşuyor ki arada patlayıveriyor da, o zaman anlıyoruz durumun vahametini. Merhem derken boşuna öyle söylemedim, özlem ve de bilhassa geriye dönük özlem benim için bir yaradır her zaman. Çocukluğum çok güzeldi, huzurluydu, mutluydu. Nereden mi hasıl oldu bütün bu düşünceler?

İki gün önce postaneye gitmiştim, ufak bir işimi halletmek için. Doğduğumdan beri aynı şehir, aynı semt ve aynı mahallede otururum. Kısacası dışarıdaki vadilerin kuşu değilim ben, ayrılıklarım hep geçici olmuştur. İyi yanlarıyla beraber kötü yanları da vardır elbette bunun. Neyse o başka bir mesele. İnsan böyle hayatı boyunca aynı yerde ikamet ettiğinde nostalji yaşaması daha sık oluyor. Her ne kadar çevremiz değişse de temelde ortam hep aynı. Her baktığım köşede bir anı var veya anı kırıntısı.

Postaneden dönerken genelde alışkanlık edindiğim üzere eve kadar yürümeyi tercih ettim. Güzel, güneşli bir havada dolmuş içinde geçirecek olduğum sıkıntılı yolculuğu, biraz yorucu da olsa temiz havada ve günün tadını çıkartmak üzere yürüyüşe tercih ederim. Kullandığım yolsa belki de hayatım boyunca yürümekten en zevk aldığım yoldur: Çengelköy Mezarlığı. Boğazın yamacında, ağaçların hala ağaç olabildikleri, yürürken size bir yandan kuşların cıvıltısının eşlik ettiği, diğer taraftan defne kokularının ciğerlerinize tüm ferahlığıyla dolduğu, şirin mi şirin, güzel şehrimin en güzel mevkilerinden birisidir burası, yani Çengelköy Mezarlığı. Dik bir yokuşu vardır, bu nedenle yorucudur zaten. Bir çırpıda çıkmak güçtür, ya aheste aheste yaparsınız bu yolculuğu ya da yokuşun başında soluk soluğa kalırsınız.

Bu sefer yavaş yavaş çıktım her zamanki aceleciliğimin tersine. Bu yolun ve yolculuğun her zaman özel bir yeri olmuştur anı dağarcığımda. Hani başkaları için belki de hiç önemi olmayan ama sizin için nedense hiç unutulmayacak hatıralar vardır ya. İşte onlardan birisi buraya aittir benim için. Yaklaşık 20 sene önce rahmetli ilkokul öğretmenimizin sınıfımızı alarak Çengelköy Semt Pazarın’a yaptırdığı yolculuktur bu. Benim dün gibi hatırlamama rağmen arkadaşlarımın hatırlamamasına hep şaşarım. Diyorum ya bazı şeyler sizin için çok önemlidir, etkileyicidir, sıradan şeyler bile olsalar böyledir sizin için. Bu yolu kullanmıştık, aynen iki gün önceki gibi ağaçların bize kattığı huzuru, kuşların şarkılarıyla eşlik etmelerini, defne yapraklarının ılık bahar rüzgarında pervasızca ortalığa kokularını yaydıklarını unutamıyorum. O günkü anlamsız mutluluğumu unutamıyorum nedense. Çok sevdiğim öğretmenimizin, “Al bakalım kalem kağıdı, meyvelerin sebzelerin fiyatlarını sen not alacaksın” demesi miydi heyecanım, yoksa o çok sevdiğim sınıfımdaki arkadaşlarımla beraber bir o kadar güzel olan bahar havasını paylaşabilmem miydi inanın bilmiyorum.

Yine bu hatıra aklıma gelmişken nedensiz bir şekilde durmak istedim yokuşun ortasında. Gitmek istemiyordum daha fazla. Mezarlığın karşısında bir yere yaslandım ve öylece kaldım. Gözlerimi kapadım bir süre. Kuşları dinledim, rüzgar yüzüme vururken 20 sene sonra hala değişmemiş olan o güzel defne kokusunu doya doya içime çektim. Etraf o zamanki kadar sessiz olmasa da dışarıya nazaran hala çok sessizdi. Huzur doluyordu yorgun bünyeme ve ben süresiz orada kalmak istiyordum. Hayatı geri vitese takasım geldi. Gözümü açtığımda acaba dönebilir miydim o güne? Yeniden yaşanır mıydı aynı mutluluk iki kez. Yaşadığım o anın güzelliğine sevinmeli miyim yoksa geriye getiremeyeceğime üzülmeli mi? Söylemiştim bende geriye dönük özlem hep yara olmuştur. Ne kadar huzur bulup, mutlu olsam da anlamsız bir hüzün kaplar içimi. Bu nedenle gözümü bir süre açmadım. Doya doya yaşadım o günü.

Yolculuğumun devamında hep bu değerlendirmeyi taptım. Mutlu mu etmeli beni bu küçük hatıram, yoksa özlemlerimi depreştirip, “melankoli” havasına bürüyüp, ardından anlamsız hezeyanlara mı sürüklemeli?

“Hayat geri vitese takılır mı?” için 5 yorum

  1. Bitlis’te evin hemen 100 metre ilerisinde okudum liseyi. Şu yaşımda dahi oradan geçtiğim zaman öylece durup bakarım, kimse olmasa saatlerce orada oturup öylece o anılara bırakırım kendimi. Kelimelerle ifade edemiyorum belki ama yazdıklarını çok iyi anlıyorum. O anılarımı bana hatırlatan en ufak imgeler bile beni o zamana alır götürür. İyi mi kötü mü bilmiyorum ama durum bu.

  2. Aynı duyguları paylaşıyorum. Benim de severek kullandığım bir geçiş yoludur burası. Tüm dikliğine ve zorluğuna rağmen başında ve sonunda içime hep huzurun dinginliği gelmiştir. Çengelköy Mezarlık yokuşunun tadını sadece ordan geçen anlar:)

  3. Eğer hatırladığımız şeyler bizi gerçekten mutlu ediyorsa insanın böyle şeyleri hatırlamasında ben büyük fayda görüyorum. Lakin eğer hatırladığımız şeyler bizi mutsuz eden ya da tekrardan yaşayamayacağımız bildiğimiz için mutsuz olup, dediğiniz gibi bir melankoli haline bizi sevk ediyorsa bu çok iyi birşey olmasa gerek. Bahsettiğiniz şekilde benimde anılarım var, şüphesiz herkesin vardır. Böyle mutlu ve keyifli anları sürekli hatırlamanız ve daha iyilerini de yaşamanız temennisiyle.

  4. “Mazi kalbimde bir yaradır
    Bahtım saçlarımdan karadır
    Beni zaman zaman ağlatan
    İşte bu hazin hatıradır”
    Lisedeki felsefe dersimizde benim için çok değerli olan felsefe öğretmenim Descartes’in rüya ve gerçeklik olayına bakışını hatırladığım kadarıyla şu cümleyle özetlemişti: Yaşadığım sandığım şeyler rüya, rüya sandığım şeyler gerçek olan yaşadıklarımsa?
    İşte ben hatıralarımı rüya olarak görüyorum çoğu zaman. Uyku -Descartes’e göre olan- çok zamanımı alıyor ;)

  5. İnsan hayatının temel duygularından birisidir özlemek. Ve eğer özlemek olmasaydı hayat yaşanılmaz bir küre haline gelirdi. Geçmişi özlemek bizim için günü ne kadar iyi yaşamamız gerektiğinin bir göstergesidir. Bugünleri de, yarın özleyecek kadar güzel yapmak bizim elimizdedir.

Trackbacks/Pingbacks

Yorum Yapın

Şunları kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>