Kabuk mu?

HeartsMagic - March 15th, 2006

Kabuk
Kabuğunda yaşamak hayatı ne kadar kolaydır değil mi? İnsanların sel misali akıp gittiği hayatın bir köşesinde sessiz, sakin, durağan bir nehir gibi öylesine salınıp gidivermek. Ne etlisine ne sütlüsüne karışmak. Aslında bir kabukta geliriz şu yaşlı kainata. İlk durağımız ana rahmidir, kabuğumuz orasıdır ilkin. Zamanı gelip de kabuğumuzdan sıyrılınca, bize tüm güzelliğiyle göz kırpan hayattan ürker olacağız ki genelde ağlarız. Sonra çocukluk başlar bir başka kabuk misali. Yarı idrakli, yarı idraksiz hayatı sürdürürüz. Sonra gençlik, olgunluk, yaşlılık. Hepsi birer kabuktur. İnsan birinden çıkar diğerine giriverir. Son kabuk ise hayatın son bulması, yani ölüm ile kırılır.

İşte fark buradadır insanlar arasında. Kimileri kabuğunda rahattır, hiç bir gayret göstermez hayat namına. Bir sonraki kabuğa geçmek onlar için yeterlidir. Arkada bırakacakları hiç ama hiç umurlarında değildir. Nasıl olsa hayat devam ediyor bir sonraki kabuk onları bekliyordur. Onlar için bu keşmekeşliğin arasında rahat bir hayat her şey demektir. Üretmek, paylaşmak, paylaştığıyla mutlu olma olgusu hiç ama hiç akıllarından geçmez. Sonra son kabuk kırılır, arkada kalan, boş, kimsenin hatırlamayacağı, anlamsız bir yaşam olacaktır.

Diğer tarafta başka türlü insanlar vardır. İçinde bulunduğu kabukta bir türlü rahat durmayan, sürekli üreten, ürettiğini paylaşan, paylaştıkça diğerlerine nazaran mutlu olanlar. Sanki onlar bir sonraki kabuğu şimdiden görür gibidirler. Onun için bir taraftan hazırlık yaparlarken diğer taraftan içinde bulunduğu kabuğun anlamını sonuna kadar anlamış, bu yüklendiği anlamın bilincinde olarak hayatını sürdürenler.

Şimdi bakmak lazım, biz hangi kabuklulardanız. Ya da hangi kabuklu olma yolundayız.

“Kabuk mu?” için 2 yorum

  1. çok güzel özetlemişsin her şeyi. yapılması gerekenler orta yanlız biraz çaba lazım.insan sevgisi ve paylaşma aşkı ile yanmak ne güzeldir.(kendim için) keşke tam manası ile öyle hisedebilsek.

    “bize tüm güzelliğiyle göz kırpan hayat” bahsetiğin güzellik budur.paylaşımın, sevginin içindir :)

    bu yazı için teşekkür eediyorum.

  2. Karıncaya sormuşlar:
    “Nereye gidiyorsun?”
    Demiş ki:
    “Hacca gidiyorum”:
    Gülmüşler ve eklemişler:
    “Bu çelimsiz halinle oraya varamazsın ki”
    İbretlik cevap gelivermiş karıncadan:
    “Olsun varamasam da o yolda ölürüm!”

Trackbacks/Pingbacks

Yorum Yapın

Şunları kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>