O da ne! Yaşıyormuşum
Ne de çabuk geçmiş zaman. En son Ağustos’un 31′inde yazmışım bir şeyler. Nedense yazasım gelmedi o gün bu gündür, araya Ramazan girdi, başka şeyler girdi, son bir haftadır hastalık girdi. Otu, böceği de yazmayı seven birisi değilim, haliyle “bugün şu oldu, şurda şunu yaptım, şu sitede bu olmuş, bu kişi şunu yapmış” diye yazmaktan da hazzetmiyorum. Hal böyle olunca, 1 ayı aşkın boş kaldı cânım günlük (ne büyük kayıp) :) Artık “şu fareden sıkıldık, değiştir” diyenler de çıkınca, madem öyle karalayayım dedim bir şeyler. Etrafta laf öldürürken bir arkadaş da aşağıda vereceğim bağlantıyı gösterince, onu da burada geçeyim istedim. Kendisinin ismi virtualbarbershop. İki arkadaş çıkmış iki tane mikrofon kullanarak , hayali bir berber dükkanındaymışlar gibi kayıt yapmışlar. Ancak kayıdı dinlediğiniz zaman, sanki dükkanın içindeymiş hissine kapılıyorsunuz. Verimli olarak sonuç almak için, kulaklık kullanmanız şart (kulaklık olmadan kesinlikle dinlemeye başlamayın, büyüsü bozuluyor). İnanın dinlemeye başladığınız anda “ne oluyor!” diyeceksiniz. Kulaklığınızı takın, sesini güzelce açın, etrafta ses varsa susturun ve sonuna kadar dinleyin. Çok basit bir teknolojiyle yapılmış bu hadiseye emin olun şaşıracaksınız.
Olayın aslı: http://ccgi.bluerabbit.plus.com/virtualbarbershop/




Şu açıklamayla olayı oldukça güzel açıklığa kavuşturmuşlar;
“as I walk around I just want to tell you once more that your ability to hear where I am, as I walk around the room is simply the amazing power of your brain, calculating the tiny differences or queues in sound intensity and arrival time from two open ears. And unlike any other hearing instrument, only one has the digital algorithm that negates it’s own physical presence in the ear to fully restore those differences.”
Fakat en sonra kulağımıza fısıldadığı kelimeyi tam çözemedim. Anlayan bana da söylesin merakım kalmasın :) Ortam gerçekten insanı sarıp sarmalayıp içine alıyor. saç trajı olmayı sevsem de (makasın ya da makinenin kafamda dolanması hoşuma gider :) ) berber muhabbetlerinden pek hazzetmediğim için pek sık gitmem. (Papaza dönmeden diyelim) Ama gidesim geldi birden. Sıra çoğalmadan kaçayım berbere…
Heheee, traj yazmışım :)
öztürk Serengil geldi aklıma. yeeşşşeeaa!!!!
Hehe, yorumun aslını bozmamak için düzeltmedim, nikelejjj :)
Bu arada son kelimeyi ben de bulamadaım, Sethera gibi bir şey söylemekte ancak ne öyle bir şey var ne de ona yakın bir algoritma ismi.
Gerçekten enteresan bir ses var ortada. Kendimi hafta sonu berber koltuğunda oturuyor gibi hissettim:)