Kara Şövalye: Bir Joker gösterisi.

HeartsMagic - July 25th, 2008

Evet gün geldi, yarasa adamın yeni bölümünü izledim. Şimdi geriye kendisinin bir hayranı olarak, ne kadar güzel ve seride çok özel bir yere sahip film olduğunu anlatırken, IMDB’de bir numaraya yükselmesinin ise biraz abartılmış olduğunu izah edebilemem lazım.

Daha önce yazmışdım az sonra söyleyeceklerimi (bir önceki yazımda da değindim). 2005′e kadar benim için iki Batman filmi vardı: Serinin ilk iki filmi , yani Tim Burton‘ın filmleri. 2005 yılına kadar çekilen diğer Batman filmlerine bir türlü ısınamadım. 2005 yılında ise Batman Begins‘de Christopher Nolan o kadar güzel iş çıkartmışdı ki yarasa adamın gözümdeki çekiciliği bir kere daha depreşmişdi. Bu nedenle yeni filmde onun ve son Batman rolünde oynayan Christian Bale‘in de olması beni fazlasıyla mutlu etmişdi.

Öncelikle belirtmek isterim ki Batman diğer kahramanlardan biraz farklıdır. Onun özel güçleri hiçbir zaman olmamıştır. Sadece servetinin sayesinde kendisine hazırladığı araç gereç ve öğrendiği dövüş sanatları ile suçlularla mücadele etmektedir. İşte bu nedenden ötürüdür ki, belki de birçok insanın kendisine yakın bulduğu nadide kahramanlardan biridir. Normal bir insan, ancak aynı zamanda kasvetli bir şehirdeki kahraman. Kaldı ki tüm Batman filmlerinde onun insan oluşu ve bu yükü ne kadar taşıyıp taşımayacağı alttan alttan işlenip durmuştur. Bu filmde ise bunu çok derinlemesine görüyoruz ve meselelerin başlangıcına doğru yol alıyoruz. Fazla ’spoiler’ yapmadan biraz filmden bahsedelim.

Yazının devamını okuyun »

Bu yazıları RSS beslemesi ile takip edin

Kara Şövalye - The Dark Knight

HeartsMagic - July 22nd, 2008

The Dark Night - Kara ŞövalyeOldum olası bir Batman hayranıyımdır. Çizgi romanından bahsetmiyorum ama, Tim Burton‘ın yönettiği ve Michael Keaton‘ın canlandırdığı filminden bahsediyorum. İlk iki filmin benim açımdan çok özel bir yeri vardır. Bir başka yazıda bahsettiğim üzere nostaljik bir anlamı da bulunur. Gotham şehrinin o kasvetli havası ve filmin plastiği o kadar hoşuma gitmişti ki, yıllardır hala zevkle izlerim o iki filmi. Serinin daha sonrası için pek iyi şeyler düşünmüyorum, suyunu çıkartmışlardı. Ta ki Batman Begins filmine kadar. Filmi gayet başarılı bulmuşdum. Hem Christopher Nolan iyi bir film yönetmiş, hem de sevdiğim bir oyuncu olan Christian Bale rolün altından iyi kalkmışdı. Kısacası benim için yeni bir soluk olmuştu bu. Şimdi bu ayın 25′inde yeni filmi geliyor yarasa adamımızın: The Dark Knight. Amerika’da bizden önce vizyona girdi tabi.

Şimdi, eğer hala görmediyseniz şaşırtıcı ilk bilgiyi vereyim size:

User Rating: 9.6/10 (69,135 votes)

Görüldüğü üzere şu an IMDB’de 1. sıraya yerleşmiş durumda. 10 üzerinden 9.6 puanlık ve 69,135 gibi çok yüksek bir oylamayla. Bu saatlere göre değişiyor. Örneğin birkaç saat önce 9.7 puandaydı. Son durum ne olur bilemem ancak oldukça başarılı olduğu ve listenin üst sıralarını zorlayacağı bir gerçek. Bazıları IMDB’ye pek güvenmez, aslında ben de her film için ne yazık ki IMDB’yi pek sıhhatli bulmuyorum, fakat bu göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir başarı. Kaldı ki sadece IMDB’de değil Rottentomatoes’da da oldukça başarılı bir puanlamaya sahip: %94. Metacritic’te ise : 8.2

Açıkça anlaşılıyor ki oldukça beğenilmiş durumda. Tabi böyle olunca bu hasılata da yarıyor. Kendisi Spider Man - 3′ün de rekorunu kırarak Holivud’da ilk hafta açılışında zirveye oturdu: 155 Milyon Dolar! Resmen silip süpürmüş. Şimdi iyiden iyiye meraklanmaya başladım, bu filme ilk günden gidilmez mi :) Ayrıca yeni Joker’imiz ve kısa süre önce hayata veda eden Heath Ledger için de muhteşem bir performans sergilemiş, muhtemelen Oscar heykelciğini alır deniyor.