Kaynak karmaşası
İnternet garip bir ortam, bazen neyin doğru neyin yanlış olduğunu kestiremiyor insan. Son zamanlarda cevabını bulamadığım bir durum var. Acaba internette her bulduğumuz, kullandığımız yazının kaynağını vermeli miyiz? Ya da birileri sizin yazınızı/yazılarınızı kaynak göstermeden kullansa ne olur, ne kadar sorun olur?
Benim tarafımdan cevabı belli. Her bulduğum, kullandığım yazının, kitabın kaynağını mutlak surette göstermeye, aktarmaya çalışıyorum. Meseleye klasik Türk forumlarındaki “emeğe saygı” lafazanlığına bağlamak istemiyorum zira bu gibi ibareler beni hep kendisinden soğutmuştur. Klasik forum ağzı olarak hiçbir anlam içermeyen, alt alta yazılmış “teşekkür”, “emeğe saygı” yorumları çok garibime gitmiştir her zaman. Mesele daha çok ahlaki olarak beni rahatsız etmekte, doğru bulmuyorum yapılan şeyi. Kimse yazıdan ötürü (beğenir veya beğenmez) teşekkür etmek, yorum da bulunmak zorunda değil. Zaten yazılar teşekkür için yazılmaz, gayet açık olarak insanlara bir şeyler aktarmak, eğer becerilebiliyorsa öğretmek için yazılır. Teşekkür güzel olsa da gerekli değildir, zorla teşekkür bekleyen de zaten meseleyi yanlış idrak etmiş, yaptığı işi ilgi görmek, teşekkür beklemek için yapmış demektir. Ancak başka bir yerde kullanılan bir yazınınızın kaynağının belirtilmemesi (kasıtlı veya değil) insana garip geliyor. Şimdi, bütün bunlar nereden çıktı gibi bir soru gelebilir akıllara. Uzun zamandan beri olan bir hadise ancak son zamanlarda daha da sık karşıma çıkyor. Zamanında yazıp/derlemiş olduğum “Centrino nedir” yazısı sağda solda karşıma çıkar oldu. Gidip sorduğumda kimi yer hiddetle kimi yer ise ılıman bir şekilde karşılıyor kaynak gösterme meselesini. Hatta öyle durumlar gördüm ki, yazının kaynağını bana başka bir ikinci site olarak gösterenler bile oldu. Komik bir durum, ilk alan yer kaynak göstermemiş, oradan araklayan yine kaynak göstermemiş ama sıkıştırınca orayı söylüyor. İşte bu noktada kendi kendime soruyorum acaba değer mi? Gidip sormak cidden gerekli mi? Yukarıda bahsettiğim “Teşekkür güzel olsa da gerekli değildir, zorla teşekkür bekleyen de zaten meseleyi yanlış idrak etmiş, yaptığı işi ilgi görmek, teşekkür beklemek için yapmış demektir” izahatının ikileminde kalıyorum. Acaba yaptığım şey bu mu? Diğer taraftan ise insanlarımızın her meselede olduğu gibi bu meselede de duyarsız olmasını içime sindiremiyor, durumu anlatmak gerekir diye düşünüyorum. Her şeye rağmen ne tarafta olduğum belli. Tekrar dile getireyim; teşekküre, onaylamaya, beğenmeye gerek yok ancak yazı kullanılıyorsa biraz ahlaki davranmak gerekir.
Bilmiyorum ne kadar doğru? Yoksa bu konuda beni eleştirenlerin dediği gibi bir “kaynak avcısı” mıyım? Altı üstü kıçı kırık bir yazı :)
Bu yazıları RSS beslemesi ile takip edin
Microsoft ve şaşkınlık
Bir kedi-seven ve Microsoft-sevmeyen olarak bunu günlüğüme koymazsam dayanamazdım :) Artık insanlar “mavi ölüm” ekranına şaşırmıyorlar efendim. Kedilere kadar düşmüş bu olay. Bakınız ne kadar da şaşkın görünmekte kedicik Windows kullanan insanların artık sıradan olarak gördüğü bu olay için. Merak etme kedicik yakında sen de alışırsın, fareler şaşırmaya başlar. Bu arada bu ve bundan çok çok daha sevimli resimleri IloveMeow sayfalarında bulabilirsiniz. Kendilerine buradan teşekkür ediyorum ve bir bukle resim ekliyorum:
Burçlardan Çin Burcu
Efendim beni tanıyanlar bilirler aslında, öyle burçlarla, astrolojiyle falan pek alakam yoktur. Kendi burcumdan başka diğer aylar hangi burca tekabül eder ondan bile bihaberimdir. Hergün gazetelerde çarşaf çarşaf yayımlanan “bugün iş hayatınız şöyle olacak, aşk hayatınız böyle olacak, şöyle paralanacaksınız, böyle sevineceksiniz” gibi ıvır zıvıra hiçmi hiç inanmam. İnanan varsa beri gelsin zaten. Ancak insanlar açısından doğum yıllarına ve aylarına göre karakter şekillenmesine bir miktar itibar ederim. Örneğin şu tarih şu ayda doğanlar sert mizaçlıdır, diğerleri naifdir, şunlar kararlıdırlar, bunlar hırslıdırlar gibi. Onların da ne kadar doğru olduğundan şüphem var. Şimdi, böyle bir giriş yazısından sonra ağzımdaki baklayı çıkartayım. Geçenlerde bir arkadaşım şura ‘dan beni haberdar etti. Kısaca Çinli dünya insanının kendince yorumladığı burçlarmış bunlar. Şöyle bir bakayım dedim, benim tevellüd neye denk geliyormuş. Sonuç: Maymun.
Yazının devamını okuyun »
Ses vereyim
Evet vatani vazifemi yaparken dar vakitte bir şeyler karalamış olayım diye bu yazıyı yazıyorum. Sağolsun arkadaşlar soruyor yazmayacak mısın diye. İnsanın pek yazası gelmiyor şu anki durumda :D
“Anlatması güç, yaşamak lazım” klişe lafını pek sevmezdim ancak ne yazık ki gerçekmiş. Yazmayla bitecek bir şey değil bu mesele. Kısaca özetleyecek olursam; Ankaradayım,yazıcıyım,bilgisayar başındayım! Kolay gibi görünebilir ancak oldukça yoğunum. Bir de üstüne nöbetti, spor denetlemesiydi, pentatlondu,3 bin metreydi gibi şeyleri katarsam askerliğini yapanlar beni anlayacaklardır.
Vel hasılı kelam, ben ses vereyim istedim, belki yankı yapar!





