<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>WwW.HeartsMagic.NeT &#187; hatıra</title>
	<atom:link href="http://www.heartsmagic.net/tag/hatira/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.heartsmagic.net</link>
	<description>Linux, sinema, internet, teknoloji ve hayat üzerine...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 08:57:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hayat geri vitese takılır mı?</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/hayat-geri-vitese-takilir-mi/</link>
		<comments>http://www.heartsmagic.net/hayat-geri-vitese-takilir-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jun 2008 00:06:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HeartsMagic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=203</guid>
		<description><![CDATA[Evet hayat geri vitese takılır mı, takılsa da sadece mutlu anlar hatırlanır ya da yaşanır mı?  Saçma oldu soru biliyorum, yaşanmaz elbette. Hatırlamaktan ibarettir bizim bu geriye dönük özlemimizin tek merhemi. Farkında olmuyor bazen insan, içindeki duygu seli öyle bir coşuyor ki arada patlayıveriyor da, o zaman anlıyoruz durumun vahametini. Merhem derken boşuna öyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet hayat geri vitese takılır mı, takılsa da sadece mutlu anlar hatırlanır ya da yaşanır mı?  Saçma oldu soru biliyorum, yaşanmaz elbette. Hatırlamaktan ibarettir bizim bu geriye dönük özlemimizin tek merhemi. Farkında olmuyor bazen insan, içindeki duygu seli öyle bir coşuyor ki arada patlayıveriyor da, o zaman anlıyoruz durumun vahametini. Merhem derken boşuna öyle söylemedim, özlem ve de bilhassa geriye dönük özlem benim için bir yaradır her zaman. Çocukluğum çok güzeldi, huzurluydu, mutluydu. Nereden mi hasıl oldu bütün bu düşünceler?</p>
<p>İki gün önce postaneye gitmiştim, ufak bir işimi halletmek için. Doğduğumdan beri aynı şehir, aynı semt ve aynı mahallede otururum. Kısacası dışarıdaki vadilerin kuşu değilim ben, ayrılıklarım hep geçici olmuştur. İyi yanlarıyla beraber kötü yanları da vardır elbette bunun. Neyse o başka bir mesele. İnsan böyle hayatı boyunca aynı yerde ikamet ettiğinde nostalji yaşaması daha sık oluyor. Her ne kadar çevremiz değişse de temelde ortam hep aynı. Her baktığım köşede bir anı var veya anı kırıntısı.</p>
<p><span id="more-203"></span></p>
<p>Postaneden dönerken genelde alışkanlık edindiğim üzere eve kadar yürümeyi tercih ettim. Güzel, güneşli ve temiz bir havada -biraz yorucu bile olsa-  günün tadını çıkartmak üzere yürüyüşü, dolmuş içinde geçirecek olduğum sıkıntılı yolculuğa tercih ederim. Kullandığım yolsa belki de hayatım boyunca yürümekten en zevk aldığım yoldur: Çengelköy Mezarlığı. Boğazın yamacında, ağaçların hala ağaç olabildikleri, yürürken size bir yandan kuşların cıvıltısının eşlik ettiği, diğer taraftan defne kokularının ciğerlerinize tüm ferahlığıyla dolduğu, şirin mi şirin, güzel şehrimin en güzel mevkilerinden birisidir burası, yani Çengelköy Mezarlığı. Dik bir yokuşu vardır, bu nedenle yorucudur zaten. Bir çırpıda çıkmak güçtür, ya aheste aheste yaparsınız bu yolculuğu ya da yokuşun başında soluk soluğa kalırsınız.</p>
<p>Bu sefer yavaş yavaş çıktım her zamanki aceleciliğimin tersine. Bu yolun ve yolculuğun her zaman özel bir yeri olmuştur anı dağarcığımda. Hani başkaları için belki de hiç önemi olmayan ama sizin için nedense hiç unutulmayacak hatıralar vardır ya. İşte onlardan birisi buraya aittir benim için. Yaklaşık 20 sene önce rahmetli ilkokul öğretmenimizin sınıfımızı alarak Çengelköy Semt Pazarın&#8217;a yaptırdığı yolculuktur bu. Benim dün gibi hatırlamama rağmen arkadaşlarımın hatırlamamasına hep şaşarım. Diyorum ya bazı şeyler sizin için çok önemlidir, etkileyicidir, sıradan şeyler bile olsalar böyledir sizin için. Bu yolu kullanmıştık, aynen iki gün önceki gibi ağaçların bize kattığı huzuru, kuşların şarkılarıyla  eşlik etmelerini, defne yapraklarının ılık bahar rüzgarında pervasızca ortalığa kokularını yaydıklarını unutamıyorum. O günkü anlamsız mutluluğumu unutamıyorum nedense. Çok sevdiğim öğretmenimizin, &#8220;Al bakalım kalem kağıdı, meyvelerin sebzelerin fiyatlarını sen not alacaksın&#8221; demesi miydi heyecanım, yoksa o çok sevdiğim sınıfımdaki arkadaşlarımla beraber bir o kadar güzel olan bahar havasını paylaşabilmem miydi inanın bilmiyorum.</p>
<p>Yine bu hatıra aklıma gelmişken nedensiz bir şekilde durmak istedim yokuşun ortasında. Gitmek istemiyordum daha fazla. Mezarlığın karşısında bir yere yaslandım ve öylece kaldım. Gözlerimi kapadım bir süre. Kuşları dinledim, rüzgar yüzüme vururken 20 sene sonra hala değişmemiş olan o güzel defne kokusunu doya doya içime çektim. Etraf o zamanki kadar sessiz olmasa da dışarıya nazaran hala çok sessizdi. Huzur doluyordu yorgun bünyeme ve ben süresiz orada kalmak istiyordum. Hayatı geri vitese takasım geldi. Gözümü açtığımda acaba dönebilir miydim o güne? Yeniden yaşanır mıydı aynı mutluluk iki kez. Yaşadığım o anın güzelliğine sevinmeli miyim yoksa geriye getiremeyeceğime üzülmeli mi? Söylemiştim bende geriye dönük özlem hep yara olmuştur. Ne kadar huzur bulup, mutlu olsam da anlamsız bir hüzün kaplar içimi. Bu nedenle gözümü bir süre açmadım. Doya doya yaşadım o günü.</p>
<p>Yolculuğumun devamında hep bu değerlendirmeyi yaptım. Mutlu mu etmeli beni bu küçük hatıram, yoksa özlemlerimi depreştirip, &#8220;melankoli&#8221; havasına bürüyüp, ardından anlamsız hezeyanlara mı sürüklemeli?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.heartsmagic.net/hayat-geri-vitese-takilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukken Kavrayamadığımız Şeyler</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/cocukken-kavrayamadigimiz-seyler/</link>
		<comments>http://www.heartsmagic.net/cocukken-kavrayamadigimiz-seyler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Apr 2008 15:18:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HeartsMagic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=183</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Suskun birkaç gün önce beni mimleyip başlıktaki yazıyı bana paslamıştı. Kendisine söz vermeme rağmen araya iki yazı girdi. Buradan özürlerimi bildirdikten sonra hemen konuya geçeyim. Baya bir düşünmeme rağmen nedense çocukken anlam veremediğim şeyleri hatırlayamadım. Belki de bu nedenle gecikti yazı. Beynim bu konuda tersine işliyor sanırım. Daha çok anlam verdiğim şeyleri hatırlıyorum ben. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.heartsmagic.net/resim/Childhood.jpg" target="_blank"><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.heartsmagic.net/resim/tmb.Childhood.jpg" alt="Çocukluk" width="252" height="191" /></a>Sevgili <a href="http://www.vaveyla.net/" target="_blank">Suskun</a> birkaç gün önce beni mimleyip başlıktaki yazıyı bana paslamıştı. Kendisine söz vermeme rağmen araya iki yazı girdi. Buradan özürlerimi bildirdikten sonra hemen konuya geçeyim. Baya bir düşünmeme rağmen nedense çocukken anlam veremediğim şeyleri hatırlayamadım. Belki de bu nedenle gecikti yazı. Beynim bu konuda tersine işliyor sanırım. Daha çok anlam verdiğim şeyleri hatırlıyorum ben. Bir iki örnek yazıyı <a href="http://www.heartsmagic.net/icimizdeki-cocuk-hic-uyanmasin/" target="_blank">şurada</a> ve <a href="http://www.heartsmagic.net/nostaljinin-dorugu-parliament-pazar-gecesi-sinemasi-ve-all-my-life-sarkisi/" target="_blank">şurada</a> geçmiştim. Fakat çok genel geçer olsa da bana da bazı şeylerin anlamsız geldiğini hatırlar gibi oldum. Örneğin henüz okula bile gitmezken -4,5 yaşlarında olsam gerek- evimizin haricinde bir yerlere ziyarete gittiğimizde o kadar kargaşa içinde bana ayrı bir dünya gibi gelen yollarda nasıl kaybolmadığımızı düşünür, bizimkilerin eline sıkı sıkı yapışırdım. Şimdilerde arada bir hayal kırıntıları ile İstanbul&#8217;da gezinirken bazı yerleri hatırlıyorum da gülüyorum. Ancak bu çok normal olsa gerek. Sonra yine bu gezi dönüşlerini neden otobüsle değil de hep kutu gibi olan dolmuşlarla yaptığımızı anlayamazdım. Sebebi ilerde anladım: İETT o zamanlar bu kadar çalışkan değilmiş. Düşündükçe geliyor hatıra bazı şeyler. O kadar sokak hayvanının açlıktan nasıl ölmediklerini de anlamazdım. Yağmur, çamur, kar, soğuk yani kocaman bir kış geçerdi de hayvancıklar hala yaşardı. Hoş bunu hala pek anlayabilmiş değilim. Sanırım yeter :) Pek etrafı mimlemesem de bu sefer pas atmak geçti içimden. Biliyorum çok vakitleri yok ve pek mim sevmiyorlar ancak bu yazıyı ben de <a href="http://blog.arsln.org/" target="_blank">Fatih</a>, <a href="http://tarikzengin.wordpress.com/" target="_blank">Tarık</a> ve <a href="http://www.tutkudalmaz.org/gunluk/" target="_blank">Tutku</a>&#8216;ya paslamak istedim. Canları isterse :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.heartsmagic.net/cocukken-kavrayamadigimiz-seyler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçimizdeki Çocuk Hiç Uyanmasın</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/icimizdeki-cocuk-hic-uyanmasin/</link>
		<comments>http://www.heartsmagic.net/icimizdeki-cocuk-hic-uyanmasin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 01:36:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HeartsMagic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[hayaller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/icimizdeki-cocuk-hic-uyanmasin/</guid>
		<description><![CDATA[Yazının başlığını hayata geçirmek ne kadar mümkündür bilemiyorum ancak en azından biz kendi ellerimizle o çocuğu uyandırmaya çalışmamalıyız. Bu düşünceler neden ve nasıl hasıl oldu kısaca aktarmaya çalışayım. Bir süredir üzerimde dolaşan garip rahatsızlıktan dolayı evde vakit geçirme fırsatı buluyorum. Film izlemeyi de sevdiğimden ötürü eskiden (genelde çocukken) izlemiş  olduğum filmleri gözden geçireyim dedim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="/resim/dreams.jpg" align="left" height="150" width="200" />Yazının başlığını hayata geçirmek ne kadar mümkündür bilemiyorum ancak en azından biz kendi ellerimizle o çocuğu uyandırmaya çalışmamalıyız. Bu düşünceler neden ve nasıl hasıl oldu kısaca aktarmaya çalışayım. Bir süredir üzerimde dolaşan garip rahatsızlıktan dolayı evde vakit geçirme fırsatı buluyorum. Film izlemeyi de sevdiğimden ötürü eskiden (genelde çocukken) izlemiş  olduğum filmleri gözden geçireyim dedim. Hepsini burada yazmayayım ancak özellikle iki tanesi beni çok derinden yaraladı: Ghostbusters (Hayalet Avcıları) ve Rambo. İkisi de birer efsaneydi benim gözümde. Nasıl olmuşsa şu günlere kadar tekrarlarını da izlememişim. Bu nedenle hayalimdeki bu filmler benim çocuk dünyamda hâlâ enfes vaziyetlerde mevcuttu ve ne zaman geriye gitsem, bu filmleri hatırlayıp &#8220;Vay, ne günlermiş&#8221; deyesim gelir(di). Geçmiş zaman kullandım zira filmleri tekrar izlediğimde zerre kadar etkilenmediğimi fark edince aklıma şu açıklama geldi; ya ben çok acımasızım ya da artık o çocuk uyanmaya başladı. Haliyle çok kısa bir süre sonra ikinci açıklamanın doğru olduğunu fark ettim.</p>
<p><span id="more-165"></span>Derinlemesine düşündüğümde hatanın bende olduğunu anladım. Çocuk gözüyle ve o şartların getirdiği ruh haliyle değerlendirdiğim olguları asla büyüdüğümde tekrar yargılamamam gerekir. Eğer hâlâ hayalini kurduğumuzda veya geriye yönelik değerlendirme yaptığımızda mutlu olmak ve içimizin kıpır kıpır ya da melankoli havasında kalmasını istiyorsak, bu yeniden değerlendirme asla olmamalı. Yoksa içinizdeki çocuk uyanıyor ve geçmişinizde sizi mutlu eden anılardan bir tanesi daha uçup gidiyor. Ne yazık ki kafesten, uçsuz bucaksız doğaya kaçan kuş misali yakalamanız da mümkün olmuyor. Ne yaparsanız yapın giden geri gelmiyor.</p>
<p>İlkokulda yaptığımız gezilerden biri halâ zihnimin bir köşesinde zaman zaman belirir. Sahil kenarıydı ve hava pırıl pırıldı. Deniz insanı bir taraftan kucaklarken, masmavi gök yüzü genişlemiş, genişlemiş ve her tarafı kaplamıştı. Öylesine büyüktü ki etrafta sizi olumsuz etkileyecek bir şeye mahal vermiyordu. Arkadaşlarımla beraber koşup eğleniyor, o koskocaman sahili karışlıyorduk. Zaman o kadar uzundu ki, sanki bir ömür&#8230;</p>
<p>Bir ara işte bu geziyi yaptığımız yerden geçmiş ve bir anda zihnimde şimşekler çakmıştı. Orası olduğundan emindim ancak hayalimdeki betimlemeye hiç uymuyordu. 100 bilemediniz 150 metre karelik bir alandı bu gördüğüm yer ve o an için hiçbir özelliği yoktu gözümde. Çocukken insanı derinden etkileyip mutlu olmasına yetecek küçücük olaylar büyüdüğünde ne yazık ki yeterli olmuyor. Bu nedenle o gördüğüm yerin gerçekliğini unutmuş ve çocuk dünyamdaki haliyle hatırlamaya devam etmiştim, hâlâ da devam ediyorum.</p>
<p>Şu andan itibaren karar vermiş bulunmaktayım. Eğer mümkünse çocukken &#8211; ya da hadi biraz daha genişletelim geçmişte &#8211; yaşayıp da mutlu olduğum anları tekrar gözden geçirmeyeceğim. Sadece hatırlayıp mutlu olmakla yetineceğim.</p>
<p>Hâlâ bir yağmur sonrası ıslanmış çimenlerin kokusunu ciğerlerime çektiğimde mutlu olabiliyor&#8230; yağmur öncesi gelen kapkara bulutlara doğru başımı kaldırıp, haberci olarak yeryüzüne düşen damlacıkların kirpiklerime değişinde bir yenisini bekleyebiliyor&#8230; gece şimşekler çakıp yıldırımları duyduğumda bir ninni misali başımı yastığıma koyup, soba köşesindeki kedi gibi uyuyabiliyor&#8230; kocaman kocaman ağaçları gördüğümde meyve veren canlılar yerine çocukken tırmandığımız masal kahramanı devlerin kollarını bacaklarını hatırlayabiliyor&#8230; bir martı çığlığı duyduğumda gözümü kapatıp çok uzak diyarları gezebiliyor&#8230; akşam eve geldiğimde hâlâ mutlu olabiliyorsam içimdeki çocuğun bir parçası uyuyor demektir.</p>
<p>Gürültüye gerek yok, bırakalım uyusun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.heartsmagic.net/icimizdeki-cocuk-hic-uyanmasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
