Linux/GNU/Ubuntu
Ubuntu Türkiye SUDO dergisinin sekizinci sayısına verdiğim yazıyı buraya da geçeyim istedim. Ola ki dergiye ulaşamayan Google yolcuları vardır.
1. Giriş
Bu yazıdaki amaç Linux diye tabir edilen dünyaya yeni yelken açacak kullanıcılar için temel anlamda bir rehber teşkil etmektir. Böylece bu dünyaya ilk girildiği anda etrafta oluşan karanlığa bürünme hissi bir nebze olsa da azaltılmak istenmektedir. Bir konudaki detayları öğrenmek için öncelikle temel meseleleri anlamamız gerekir. Aksi düşünüldüğünde bir süre sonra kullanıcılar üzerilerine bir anda yığılan detaylar içinde boğularak sıkılabilirler. Basamaklar yavaş yavaş çıkılırsa, geriye dönüp baktığımızda her şeyin yerli yerine oturduğunu görürüz. Şimdi bu amaca yönelik ilerleyelim ve öncelikle Linux nedir bunu anlamaya çalışalım. Ancak hemen belirtelim ki bu yazıda anlatılanlar için detay asgari seviyede tutulmaya çalışılacaktır. Daha fazla bilgi için kullanıcıların mutlaka anlatılanları kendi başlarına araştırmaları gerekmektedir.
2. Linux nedir?
Bilgisayarların işlevlerini yerine getirmesi yani kullanıcılarının isteklerine cevap verebilmesi için üzerilerinde bir işletim sisteminin koşması gerekmektedir. Bu işletim sistemi sayesinde kullanıcı istediği yazılımı yükler ve çalışmalarını gerçekleştirir. Günümüzde işletim sistemleri kullanıcılarını memnun etmek için bazı toplu yazılımlarla beraber geliyor olabilir. Linux dünyasında da bu böyledir. Peki Linux cidden nedir ve işletim sistemleri dünyasında tam olarak nerede bulunur?
Her işletim sisteminin üzerinde durduğu çok sağlam bir direk vardır: Çekirdek ya da İngilizce’deki ifadesiyle kernel. Çekirdek genel anlamda bilgisayarın üzerindeki yazılımlarla donanımları arasında iletişimi sağlar. İletişim sağlamakla da kalmaz, bu kaynakları yönetir. Kısacası sistemimizde bulunan işlemci, bellek ve diğer donanımlarla haberleşme ve yönetim işini çekirdeğin ta kendisi yapar. Bu nedenle rahatlıkla anlaşılabileceği üzere çekirdeklerin işletim sistemleri açısından önemleri çok büyüktür. Bir işletim sisteminin çekirdeği ne kadar sağlamsa, kendisi de buna doğru orantılı olarak o kadar sağlamdır demek yanlış olmaz. Linux’un kendisi ise çekirdeğin ta kendisi olmasından öte, başka bir şey değildir. Peki, etrafımızda işletim sisteminin kendisi için Linux yaygın kullanım ifadesi nereden gelmektedir ve tam anlamıyla doğru mudur? Bu bölümde yazdıklarımızı gözden geçirdiğimizde bir çekirdeğin klasik anlamdaki işletim sistemleri için yeterli olmadığı görülmektedir. O zaman duruma açıklık kazandırmaya çalışmadan hemen önce Linux çekirdeğinin kendisinden bir miktar bahsedelim, ardından da bu son sorumuza cevap arayalım.
Bu yazıları RSS beslemesi ile takip edin
SUDO: Ubuntu-TR E-dergisi
Ucundan az da olsa ilişkili olduğum Ubuntu-TR ailesi son zamanlarda çok yoğun uğraşlarından biri içindeydi (Platform olarak başka uğraşlar da var, o nedenle biri dedim). Burada pek değinmek istemiyorum ancak malumunuz Ubuntu bir Linux dağıtımı ve oldukça popüler durumda. Bilgi almak istiyorsanız Ubuntu-TR‘yi ziyaret edebilirsiniz. İşte Ubuntu-TR bu dağıtım hakkında bir e-dergiyle camiaya çok güzel bir katkı daha yaptı. Dergi grubundaki arkadaşların gecelerini gündüzlerine kattığına bizzat şahidim. Bu nedenle ortaya çıkan derginin benim gözümde yeri çok ayrı. Henüz ilk sayı olduğundan illa ki eksikleri olacaktır fakat genel anlamda oldukça güzel ve camia tarafından beğenilen bir çalışma olmuş. Kendilerini bir kere daha buradan tebrik ediyor ve sözü uzatmadan dergiyi indirip göz atabileceğiniz bağlantıyı veriyorum:
Kargom geldi, yeni oyuncağım da
Ufak da olsa Ubuntu‘ya desteğim olsun hem de ileride hatıra olur gibisinden Canonical aracılığı ile ufak tefek şeyler sipariş etmiştim,yaklaşık bir hafta sonra elime geçti. Tesadüf budur ki kargonun geldiği bugün kendime yeni bir oyuncak edindim. Güney‘in gazına geldim ve yeni telefon olarak kendime bir Sony Ericsson w810i aldım :) Düşünenlere gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki hem görünüş, hem de işlevsellik olarak son derece güzel bir telefon kendisi. Her ne kadar kameralı telefon düşünmüyor olsam da -yakında bir de SLR makine almayı düşündüğümden- dediğim gibi Güney‘in gazına gelip hem kamera, hem telefon hem de ikinci bir mp3 çalara sahip oldum. Tabi ki bu SLR makine düşüncemden beni vazgeçiremez, o da bir süre sonra gerçekleşecek. Neyse, telefonla şu kargo ile gelenlerin resmini çekiverdim, eh telefonla ilk tecrübe olduğundan pek sanat eseri olmaslar da size gelenler hakkında fikir verecektir :)


Evet sırasıyla bir adet fincan, şık bir anahtarlık ve bir stres topum oldu :)



