<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>WwW.HeartsMagic.NeT &#187; vantage point</title>
	<atom:link href="http://www.heartsmagic.net/tag/vantage-point/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.heartsmagic.net</link>
	<description>Linux, sinema, internet, teknoloji ve hayat üzerine...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 08:57:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Vantage Point &#8211; Kırılma Noktası</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/vantage-point-kirilma-noktasi/</link>
		<comments>http://www.heartsmagic.net/vantage-point-kirilma-noktasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Apr 2008 01:33:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HeartsMagic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[kırılma noktası]]></category>
		<category><![CDATA[vantage point]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=188</guid>
		<description><![CDATA[Şuradaki yazımda güzel gibi görünüyor ancak izlemek lazım demiştim. İzledim, şimdi yorum yapalım. Öncelikle insan hikayesine bakınca biraz olsun hevesleniyor. Tanıtım filmlerini de izlediği zaman &#8220;güzel hikaye, iyi aksiyon&#8221; beklentisi içine giriyor. Fakat o kadar saat sonunda sadece aksiyon kısmının biraz tatmin ettiği ancak onun da ne yazık ki hatırlarda kalacak bir film olarak yeterli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.heartsmagic.net/resim/vantage_point" target="_blank"><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.heartsmagic.net/resim/tmb.vantage_point.jpg" alt="Vantage Point - Kırılma Noktası" width="200" height="297" /></a><a href="http://www.heartsmagic.net/film-arasi-mo-10000-batman-speed-racer-vantage-point/" target="_blank">Şuradaki yazımda</a> güzel gibi görünüyor ancak izlemek lazım demiştim. İzledim, şimdi yorum yapalım. Öncelikle insan hikayesine bakınca biraz olsun hevesleniyor. Tanıtım filmlerini de izlediği zaman &#8220;güzel hikaye, iyi aksiyon&#8221; beklentisi içine giriyor. Fakat o kadar saat sonunda sadece aksiyon kısmının biraz tatmin ettiği ancak onun da ne yazık ki hatırlarda kalacak bir film olarak yeterli olmadığı bir yapımla karşılaşınca üzülüyor. Hani, içi boş, kuru gürültü çıkartan teneke gibi. Nedenlerini biraz açıklamaya çalışayım.</p>
<p>Filmi izlemeye başlamadan önce hikaye belliydi. Amerika Başkanına yapılacak suikast ve 8 farklı gözden bu suikastın aktarılması. Ancak kurgunun nasıl olacağını henüz bilmiyordum. Senarist nasıl bağlamıştı olayları, yönetmen nasıl ele alacaktı, etkili kılmak için neler yapacaktı gibi sorular kafamda uçuşuyordu. Tanıtım filmlerinden aksiyonun bol olacağını zaten görmüştüm. Kesin olan orasıydı. Ancak hemen hemen aynı olan aksiyon sahnesini 8 defa tekrarlar halinde izleyeceğim aklıma gelmezdi!</p>
<p><span id="more-188"></span></p>
<p>İşte bu noktada film benim için değersiz olmaya başladı zira &#8220;acaba ne kadar kalmış bitime&#8221; diyerek doğrulduğumda sanırım 40. dakika civarındaydım. Hemen son gelsin de olay neymiş anlayayım istedim. Eğer film kendisini izletemiyor ve sonucu doğrudan görmek istiyorsak benim için ne yazık ki kalite çizgisinden ayrılmıştır o film. Şimdi bu noktada şöyle bir soru gelebilir akla. Zaten filmin amacı da o değil mi? Sonunu merak ettirecek fakat doğrudan bunu vermeden yavaş yavaş aktaracak. Evet yapılmak istenen şey tam olarak bu fakat ne yazık ki taktik hatası var. O olay böyle klasik geri sar-ilerlet olaylarıyla pek hoş olmuyor. Seyirci bir noktadan sonra sıkılıyor. Bu türde filmleri en iyi kotaran isim kuşkusuz <a href="http://www.imdb.com/name/nm0005363/" target="_blank">Guy Ritchie</a>&#8216;dir. Özellikle <a href="http://www.imdb.com/title/tt0208092/" target="_blank">Snatch</a> ve <a href="http://www.imdb.com/title/tt0120735/" target="_blank">Lock,Stock and Two Smoking Barrels</a> filmlerini izlediyseniz ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Olaylar cereyan ederken seyirci zerre kadar sıkılmaz bu filmlerde. Gerçi Rithcie&#8217;nin üslubundan da kaynaklanır bu biraz ancak yükün büyük çoğunluğunu kurgunun kendisi çeker. Tamam hadi çok acımasız olmayayım, herkes Guy Ritchie olamaz diyelim. Ancak tek örneği Ritchie değil ki! Mesela <a href="http://www.imdb.com/title/tt0331811/" target="_blank">11:14</a> filmi. Tarz olarak bu tür filmler arasına alabiliriz hatta Vantage Point&#8217;e daha yakın. Aksiyon baskınlığını saymazsak kendisinden çok çok daha iyi bir filmdir 11:14. Aksiyon da dediğim gibi tekrarlaya tekrarlaya, arada ufak ip uçları verse de ne yazık ki insanları sıkıyor.</p>
<p>Sadece bu sıkıntılarıyla da kalsa iyi. Klişe Amerikan filmlerinin libasını üzerine de alıyor Vantage Point. Kötü ve kaka adamlar bir tarafta, sadece dünyanın iyiliği için koşturan! Amerika diğer tarafta yine. Sıktı artık bu söylemler.</p>
<p>Gelelim oyunculuklara. Aslında bahsedilecek çok bir şey yok. Oyuncular kareden kareye koşarken pek bir şey gösterememişler. En azından <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000244/" target="_blank">Sigourney Weaver</a> izleyeceğim diye sevinirken filmin sonunda yüzümdeki ifade çok anlamlıydı. Aynı şeyleri <a href="http://www.imdb.com/name/nm0289142/" target="_blank">Matthew Fox</a> için de söyleyebilirim. Bilmem anlatabildim mi? Tek tesellim <a href="http://www.imdb.com/name/nm0001845/" target="_blank">Forest Whitaker</a> izlemek oldu. Hani acaba sadece ben mi beğenmedim diye merak ettim. Rotten Tomatoes ve Meta Critic&#8217;te de yerlerde sürünüyor puanları. Hakeza IMDB&#8217;de de öyle.</p>
<p>Kulakların çınlasın <a href="http://eribol.wordpress.com/" target="_blank">Meribol</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.heartsmagic.net/vantage-point-kirilma-noktasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Film Arası: M.Ö 10.000 &#8211; Batman &#8211; Speed Racer &#8211; Vantage Point</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/film-arasi-mo-10000-batman-speed-racer-vantage-point/</link>
		<comments>http://www.heartsmagic.net/film-arasi-mo-10000-batman-speed-racer-vantage-point/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2008 18:47:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HeartsMagic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[batman]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[m.ö 10000]]></category>
		<category><![CDATA[speed racer]]></category>
		<category><![CDATA[vantage point]]></category>
		<category><![CDATA[wachowski kardeşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır gidemediğim sinemaya bugün şöylece bir uğradım. Açıkçası hangi filme gideceğimi önceden planlamadığımdan bir süre neler var diye göz gezdirdim. Yeni bir iki film görmeme rağmen uzun zamandır afişine aşık aşık baktığım, ilaveten tanıtım filmlerinden göz ucuyla beğendiğim M.Ö 10.000 (10.000 B.C.) filmine gitmeye karar kıldım. Demek ki insan afişe ve tanıtım filmine göre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.heartsmagic.net/resim/tmb.Ten_thousand_b_c.jpg" alt="M.Ö 10.000" />Uzun zamandır gidemediğim sinemaya bugün şöylece bir uğradım. Açıkçası hangi filme gideceğimi önceden planlamadığımdan bir süre neler var diye göz gezdirdim. Yeni bir iki film görmeme rağmen uzun zamandır afişine aşık aşık baktığım, ilaveten tanıtım filmlerinden göz ucuyla beğendiğim M.Ö 10.000 (10.000 B.C.) filmine gitmeye karar kıldım. Demek ki insan afişe ve tanıtım filmine göre karar vermemeliymiş! Bir kere afişin filmi tanıttığı külliyen yalan. Tanıtım filmlerindeki sahneler de filmde görüp görebileceğiniz karelerden oluşuyor. Henüz filmi izlerken ve de sonrasında düşündüm, acaba benim mi beklentim büyüktü. Öyle olsa bile M.Ö 10.000 vasat bulduğum Apocalypto&#8217;dan bile kötü bir iz bıraktı gözümde. Apocalypto en azından daha derli toplu ve amacını anlatmak için dolaylı yollara başvurmadan, izleyiciyi fazla dağıtmadan filmi bitirmişti. Hem de  bütçesi bu filmden çok daha düşüktü: 40.000.000$. M.Ö 10.000 ise 105.000.000$. Belki de bu yüzden insan daha kaliteli bir yapım bekliyor. Ancak gürültü koptuğuyla kalıyor.</p>
<p><span id="more-179"></span></p>
<p>Bir kere böyle bir hikayeye sahip filmde insan ne yazık ki oyunculuklara fazla odaklanamıyor. Animasyonlar arasında eriyip giden oyunculuğa bir de anlatıcı yani dış ses tekniği eklenince oyunculuklar hepten gözden düşüyor. Kısacası oyunculuklar ne kadar iyi olursa olsun ben bunu filmin artı hanesine yazamadım. Hikayeyle örtüşmesi açısından bence filmin plastiğinin daha farklı olması gerekirdi. Çok gerçekçi olmuş! Hayır hayır, iltifat olsun diye söylemiyorum, filmdeki gerçekçilik beni nedense soğuttu. Bahsettiğim şey kocaman kocaman mamutların, afişinde bir hayli yer tutmasına rağmen filmin kendisinde bir iki sahnede ancak kilit mesele olarak gördüğümüz Beyaz Diş&#8217;in ya da insan yiyen kuşların gerçekçiliği değil, ortamın gerçekçiliği. Sanki evimizin karşı bahçesinde gerçekleşiyormuş gibi izledim filmi, son bölüm hariç. Ama o bölüm bile ne yazık ki tatmin etmedi beni. Hani hatırlayalım bir Yüzüklerin Efendisini, bir Matrix&#8217;i. Filmlerin konusuyla beraber ortam bizi nasıl alıp götürüyordu değil mi? Çok mu acımasız davrandım. O zaman bu film için &#8220;Bir Rolan Emmerich Filmi&#8221; demeyecekler. Bakalım yaptığı filmlere: Stargate, The Day After Tomorrow, The Independece Day, Godzilla. Tamam birer şaheser olmayabilirler ancak özellikle ilk iki film bir hayli etkileyiciydi bence. Eleştirdiğim konu her ne kadar görüntü yönetmeninin işiyse de, yönetmen bu işi ya başından düşünecek ya da gidişata göre müdahale edecek, yoksa ortaya böyle bir film çıkar.</p>
<p>Bu kadar olumsuz yazmayacaktım aslında. Gerçekçiliğin bende uyandırdığı hisse, bu kadar büyük bir yapımdaki etkileyici sahne yetersizliğine, insanların duyguları zirve yapsın diye pohpohlanmış müziklere, Yagahllar&#8217;ın dili olarak İngilizce seçilmesine!, tüm dünyanın eleştirdiği tarihi konulardaki yanlışlara rağmen elinize geçerse izleyin diyecektim, ta ki son 5 dakikaya kadar! Hani insanlar filmlerde kendisini motive edecek bir unsur ararlar. Hikayenin bir yerinde kendilerine yer edinirler. Misal, kimisi bu filmde kahramana bürünür bir başka çift ise aşıklara, bazıları ise baba rolüne. Tam film bitti derken, bizdeki bazı Türk filmlerindeki klasik olan tutum bu filmde de çıktı karşımıza: Güzele güzel demem güzel benim olmayınca. Açıkçası şok olmuştum. İnsanın tamamen kafası karışıyor. Motive edecek unsurlardan biri daha uçuyor, tutunacak dallardan biri daha kırılıp gidiyor-du. Ancak aniden mesele tersine dönüverdi. Hani her şeyi anlatmamak için yazmayayım ancak olay Matrix&#8217;deki Neo-Triniti meselesini bile aşmış. Ne kudret varmış bizim yaşlı teyzemizde. Berbat bir final izledim kendi adıma. Neyse efendim, bence vakit kaybetmeyin ancak keyif sizin keyfiniz.</p>
<p>Filme gitmişken reklam izlemeden olmaz tabi. İzlediklerim arasından üç tanesine kısa kısa değinmek istiyorum.</p>
<p><strong>Batman: The Dark Knight </strong></p>
<p>Çocukluğumun efsane filmini olan Batman&#8217;in ilk ikisinin aşığıyımdır. Tim Burton&#8217;ın yeteneğini ne kadar takdir ettiğimi yakın çevrem iyi bilir. Ancak yükün büyük bir kısmını da görüntü yönetmeni, dekor ve çevre tasarımcıları üstüne almıştı. O Batman filmlerindeki doku, karanlık Gotham Şehri, dekorun, kostümlerin ve makyajların büyüleyiciliğiydi beni etkileyen. Hani sanki o çocuk gözümle başka bir dünyadan olaylar izliyor gibiydim ama bir ayağım hep yeryüzündeydi. Üç ve dördüncü filmi es geçiyorum zira bu filmler benim Batman tadımı kaçırıyor. Tam Batman olayı bitti derken ortaya Christopher Nolan&#8217;la beraber Batman Begins çıkıverdi. O eski tat ve doku yine karşımdaydı hem de çok güzel bir yönetmenlik işi ve kurguyla beraber. Oyuncu seçiminde kullanılan Christian Bale de ayrı bir değer katmıştı gözümde. Kısacası sevmiştim. Şimdi, yine aynı ekip The Dark Knight&#8217;ı çekiyor, hem de Joker geri dönüyor! Yalnııız, eğer tanıtım filmindeki görüntüler filme yayılmış durumdaysa vay benim halime. Zira film çok günümüzde duruyor! Sevmem ben öyle Batman filmini. İzlerken Newyork veya bir başka yer gelmeyecek aklıma, Gotham şehri gelecek. Yoksa ne anlarım ben o Batman filminden. Karanlık olacak, az kasvet kokacak, hava yer yer dumanlı olacak. Batman gece çıkacak ve icraatını yapacak. Gündüz gündüz, Büyük Elma&#8217;nın göbeğinde Batman filmi izlersem hiç acımam çizerim Chirstopher Nolan&#8217;ın üstünü de. Değinmeden geçmek ayıp ve acımasızca olur. Tanıtım filmindeki Joker sahneleri bir harika. Yakın bir zamanda ölen Heath Ledger bu rolün hakkını vermek için elinden geleni ardında koymamış. Genç ve başarılı aktörün bu nedenle yoğun stres altında kaldığı ve kullandığı ilaçlar yüzünden öldüğünü söyleyenler bile var.</p>
<p><strong>Speed Racer</strong></p>
<p>Wachowski kardeşleri Matrixten sonra bir daha yönetmen koltuğunda görememiştik. V for Vendetta gibi harika bir filmin senaryosunu ve yapımcılığının bir kısmını üstlenmişlerdi orası ayrı. Arada da bir Invasion (2007)&#8217;nın senaryosuna katkıda bulunmuşlardı. Bir sonraki filmleri ne olacak diye bekleyedururken kendileri 60&#8242;lı yılların Japon anime serisi olan Speed Racer&#8217;a el attılar. İlk okuduğumda &#8220;Allah Allah, nasıl bir film çıkar ki acaba ortaya&#8221; diye düşünmekten alamamıştım kendimi. Neden bizim dahi kardeşler böyle bir filme el atmışlardı acaba? Yanılmışım sanırım. Tanıtım filmini görünce iyice meraklandım. Yine çok farklı bir deneyime gitmişler Wachowskiler. Gördüğüm sahneler bir hayli garipti. Kısacası merak uyandırıyor ve ortaya güzel bir iş çıkacakmış hissi veriyor. Bakalım Matrix&#8217;teki maya tutacak mı. Küçük bir not: Filmde kötü karakter Lost dizisindeki başarılı doktorumuz ve oyuncumuz olan Matthew Fox.</p>
<p><strong>Vantage Point</strong></p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri başkanına yapılan bir suikast ve sekiz farklı kişinin gözünden olayın aktarılması. Hikaye bile ilginç duruyordu okuduğumda. Tanıtımını gördüğümde daha da ilgimi çekti. Aksiyon sahneleri ve oyunculuğuyla güzel bir iş çıkmış gibi geliyor. Gibi geliyor diyorum zira dersimi iyi aldım. Filmi görmek lazım. Ancak oyuncular arasında uzun zamandır izlemediğim Sigourney Weaver var. Speed Racer&#8217;da kötü karakter olarak karşımıza çıkacak olan Matthew Fox bu sefer devlet görevlisi olarak arz-ı endam ediyor. Sayın Fox&#8217;u sanırım bundan sonra bol bol Hollywood ürünlerinde göreceğiz. Ek olarak filmde Forest Whitaker olduğunu da belirteyim. Ben seviyorum ya bu adamı, çok doğal ve gerçekçi oynuyor. Tüm sıra dışı görünümüne rağmen hiç eğreti durmuyor rollerinde.</p>
<p>Çok arayı açmadan bir başka sinema yazısında görüşmek üzere.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.heartsmagic.net/film-arasi-mo-10000-batman-speed-racer-vantage-point/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
