<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>WwW.HeartsMagic.NeT &#187; wachowski kardeşler</title>
	<atom:link href="http://www.heartsmagic.net/tag/wachowski-kardesler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.heartsmagic.net</link>
	<description>Linux, sinema, internet, teknoloji ve hayat üzerine...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 08:57:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Speed Racer: Munis aile filmi</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/speed-racer-munis-aile-filmi/</link>
		<comments>http://www.heartsmagic.net/speed-racer-munis-aile-filmi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Sep 2008 09:04:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HeartsMagic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[anime]]></category>
		<category><![CDATA[emile hirsch]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[manga]]></category>
		<category><![CDATA[wachowski kardeşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=257</guid>
		<description><![CDATA[Sinemada ve internet üzerinde tanıtım filmlerini izlediğimde pek bir meraklanmışdım ancak vizyona girdiğinde gitmek nasip olmamıştı Speed Racer&#8216;a. Wachowski kardeşlerin son filmleri olan V for Vendetta&#8216;dan sonra çektikleri bu sıra dışı film pek bir dikkatimi celp etmişdi. Zira hem görüntüleri hem de oyuncu kadrosu pek bir parlakdı. Bugün izledim, şöylece bir düşüncelerimi aktarayım. Speed Racer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Speed Racer" src="/resim/speed_racer.jpg" alt="" width="281" height="415" />Sinemada ve internet üzerinde tanıtım filmlerini izlediğimde pek bir meraklanmışdım ancak vizyona girdiğinde gitmek nasip olmamıştı <a href="http://www.imdb.com/title/tt0811080/" target="_blank">Speed Racer</a>&#8216;a. Wachowski kardeşlerin son filmleri olan <a href="http://www.imdb.com/title/tt0434409/" target="_blank">V for Vendetta</a>&#8216;dan sonra çektikleri bu sıra dışı film pek bir dikkatimi celp etmişdi. Zira hem görüntüleri hem de oyuncu kadrosu pek bir parlakdı. Bugün izledim, şöylece bir düşüncelerimi aktarayım. Speed Racer temelde 1960 yıllarının <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Mach_GoGoGo" target="_blank">Japon anime serisinin</a> günümüze uyarlanmış hali. Pek bir sevilen, önce manga ardından anime olan bu seri, garip bir yapım aşamasından sonra nihayet bu sene Wachowski kardeşler aracılığı ile sinemalara geldi. Garip bir aşama diyorum zira proje 1992 yılında duyurulmuş. Günümüze kadar birçok yönetmen ve başrol oyuncusu değiştiren film nihayet bu son kadrosuyla karşımıza çıkmış.</p>
<p>Anime temelde hayatı, hayalleri, düşünceleri kısacası her şeyi yarış olmuş bir çocuğun (filmimizde Speed) büyüdükten sonra yaşadığı maceraları kapsıyor. Bu film için ele alınan hikayede ise Speed&#8217;in daha küçükken yine kendisi gibi yarışçı olan abisinin ölümü, kendisinin de yarışmayı istemesi, aile ilişkileri, büyük yarışlar, çeşitli dalavereler ve verilen mücadele resmediliyor. Hemen bu noktada şunu aktarayım ki hem stüdyo hem de Wachowski kardeşler sonuç olarak ortaya çıkan projenin bir aile filmi olmasını amaçlamışlar. Aşırı derecede şiddetin olmayışı, var olanda ise zararın asgariye indirilmesi (örneğin filmde patlayan arabaların hepsinden yarışmacıların özel bir şekilde kurtulması), şiddete meyledebilecek sahnelerin esprili bir şekilde bertaraf edilmesi, aile kavramının ehemmiyetinin basa basa dile getirilmesi (ki bence dümdüz bir anlatım olsa da güzel olmuş) gibi noktalardan da amaçlanan şeyi rahatlıkla anlayabiliyoruz. Kısacası film, bir hafta sonunda eş ve çoluk çocukla gidilebilecek türden bir yapım. Sanırım bu şekilde gidenler de pek pişman olmamışlardır, çocukların bir hayli eğlenmiş olabileceklerini düşünüyorum. Hala büyümeyi pek başaramayan bendeniz de bundan güzel bir şekilde nasibini aldı :)</p>
<p><span id="more-257"></span><br />
Filmin ilginç bir tarzı var. Wachowski kardeşler yine farklı bir yapıma imza atmak istediklerinden olsa gerek farklı türde bir işe girişmişler. Buna biraz da filmde anime havası estirme ihtiyacı neden olmuş gibi geliyor bana. Zira filmi izledikten sonra ağzınızda hafif bir anime tadı kalıyor. Bu nedenden ötürü anime sevenlerin filmi içerik olarak zayıf bulsa da sevebileceklerini zannediyorum. Hızlı akan hikaye, bol aksiyonlu yarış sahneleri, sekanslardaki ilginç geçişler, çokça abartıya kaçılması ve ilginç görüntüler de (ki filmin çoğu yeşil ekranda çekilmiş) anime havasını destekleyen unsurlar. Filmin hemen her yerinde bolca abartıya kaçıldığı gözden kaçmayacak bir nokta.</p>
<p>Gözden kaçmayan bir başka şeyse filmde açık açık dile getirilmeye çalışılan anti-kapitalist söylemler. Bariz olarak filmin birçok yerinde seyirciye doğrudan bu mesaj veriliyor. Kaldı ki filmin çıkış noktası aslında bu. Bir yanda ortama müdahale eden ve piyasayı bir şekilde yönlendiren kapitalist düzen ve bu düzenin değişmez oyuncuları, diğer yanda ise bireysel olarak bu düzeni yıkmaya çalışan toplum kahramanları. Speed Racer da bunlardan biri elbette. Abisinin açtığı yoldan devam eden Speed, aslında bu düzeni bozan bir &#8216;metafor&#8217; vazifesi görüyor filmde. Hatta kaybedilen şeylerden bile ders çıkartılabileceği bile aşılanmaya çalışılmış küçük seyircilere.</p>
<p>Kadrodaki oyuncular ve göstermiş oldukları performans da yeterli sayılır. İlk defa <a href="http://www.imdb.com/title/tt0758758/" target="_blank">Into the Wild</a> ile izlediğim (aah ah ben daha bu film için bir şeyler yazacakdım ama tembelliğim tuttu, kulakların çınlasın <a href="http://www.vaveyla.net" target="_blank">Suskun</a>) <a href="http://www.imdb.com/name/nm0386472/" target="_blank">Emile Hirsch</a> bence rolüne &#8216;cuk&#8217; oturmuş. Zira bir ara filmdeki bu rol için Johnny Depp&#8217;in bile düşünüldüğünü göz önüne alırsak, öyle bir şey olmadığı için son derece memnunum. Johnny abi olmazmış bu rolde, hem de hiç olmazmış. Emile Hirsch son derece başarılı bir oyuncu. Into the Wild filminde kendisini pek beğenmişdim. Gelecekte birçok filmde izleyeceğimize pek kuşkum yok. Uzun süre sonra <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000422/" target="_blank">John Goodman</a>&#8216;ı izlemek sevindirdi beni. Yeteneği zaten su götürmez bir gerçek, rolüne de iyi bürünmüş &#8216;kocaman&#8217; bir aile babası olarak. <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000215/" target="_blank">Susan Sarandon</a>&#8216;ı <a href="http://www.imdb.com/title/tt0478134/" target="_blank">In the Valley of Elah</a>&#8216;tan sonra tekrar izlemek de hoştu. Kendisini hep sevmişimdir zaten. O filmde olduğu kadar rol kesmesi icap etmese de bir aile annesi olarak iyi bir seçim olmuş bence. Zaten filmde oyuncuların rollerinin zirve yapmasını gerektirecek bir durum pek yok. Filmin tarzı zaten buna uygun değil. Lost&#8217;tan tanıdığımız <a href="http://www.imdb.com/name/nm0289142/" target="_blank">Matthew Fox</a> da arz-ı endam etmiş filmde hem de Racer X gibi kilit bir rolde. Fena da değil hani, fakat kendisini daha nitelikli roller kesebileceği filmlerde görmek isterim. Bakalım ne zaman gerçekleşecek bu. Zira şu haliyle kendisini ne zaman izlesem aklıma doktor Jack geliyor. Fena yapışmış bu rol üzerine ve bu bir oyuncunun başına gelebilecek en kötü durumlardan biri. Kötü adam rolündeki Roger Allam sırıtmadan işini yapmış. Christina Ricci&#8217;ye de pek lafım yok. Filmdeki hatun kişi olarak vazifesini yerine getirmiş.</p>
<p>Ancak birilerini oyunculuğunun mutlaka altını çizmem gerekiyorsa bu kesinlikle Spritle Racer rolündeki (Speed&#8217;in küçük kardeşi) <a href="http://www.imdb.com/name/nm1445789/" target="_blank">Paulie Litt</a> olur. bu ufaklık öyle bir rol yapmış ki her sahnesini zevkle izledim. Mimikleri, rolüne uygun konuşması ve şaşırtıcı tepkileri ile karşımızda başlı başına bir yetenek duruyor. Filmde şempanzesiyle beraber boy gösterdiği her sahnede kendisini izleyenleri eğlendirmeyi başarmış.</p>
<p>Filmi dünya genelinde eleştirmenler ne yazık ki pek beğenmemiş. Hepsinin kendisine göre farklı nedenleri var ancak nasıl böyle bir ortak paydada buluştuklarını pek anlayamadım ben. Fakat izleyenlerin beğendiği bir gerçek zira Rottentomatoes ve Metacritic sitelerine bakacak olursanız, eleştirmenlerle izleyenlerin pek aynı düşüncelere sahip olduklarını söyleyemeyiz. <a href="http://www.rottentomatoes.com/m/speed_racer/" target="_blank">Rottentomatoes&#8217;da film</a> eleştirmenler tarafından %36 (hatta top critics %31) gibi bir puanlamaya tabi tutulurken, topluluk ise kendisine %77 puan vermiş. <a href="http://www.metacritic.com/film/titles/speedracer?q=speed%20racer" target="_blank">Metacritic&#8217;te de</a> benzer bir durum söz konusu. Eleştirmenler 100 üzerinden 37 vermişken topluluk 10 üzerinden 7.9 puanda karar kılmış. Bir kere daha eleştirmenler ve izleyenler bir film üzerinde ters düşmüş durumdalar. Fakat izleyenlerin sevmesine rağmen film gişe olarak çok başarılı olamamış. 120 milyon dolarlık bütçesine rağmen 92 milyon dolar (dünya geneli) hasılat elde etmiş ki, şu an kendisini amorti edemez durumda. Ancak stüdyo bunu pek önemsemiyor zira oyuncak gibi ek satışlarla kasalarına para girmeye devam ediyormuş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.heartsmagic.net/speed-racer-munis-aile-filmi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Film Arası: M.Ö 10.000 &#8211; Batman &#8211; Speed Racer &#8211; Vantage Point</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/film-arasi-mo-10000-batman-speed-racer-vantage-point/</link>
		<comments>http://www.heartsmagic.net/film-arasi-mo-10000-batman-speed-racer-vantage-point/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2008 18:47:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HeartsMagic</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[batman]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[m.ö 10000]]></category>
		<category><![CDATA[speed racer]]></category>
		<category><![CDATA[vantage point]]></category>
		<category><![CDATA[wachowski kardeşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır gidemediğim sinemaya bugün şöylece bir uğradım. Açıkçası hangi filme gideceğimi önceden planlamadığımdan bir süre neler var diye göz gezdirdim. Yeni bir iki film görmeme rağmen uzun zamandır afişine aşık aşık baktığım, ilaveten tanıtım filmlerinden göz ucuyla beğendiğim M.Ö 10.000 (10.000 B.C.) filmine gitmeye karar kıldım. Demek ki insan afişe ve tanıtım filmine göre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.heartsmagic.net/resim/tmb.Ten_thousand_b_c.jpg" alt="M.Ö 10.000" />Uzun zamandır gidemediğim sinemaya bugün şöylece bir uğradım. Açıkçası hangi filme gideceğimi önceden planlamadığımdan bir süre neler var diye göz gezdirdim. Yeni bir iki film görmeme rağmen uzun zamandır afişine aşık aşık baktığım, ilaveten tanıtım filmlerinden göz ucuyla beğendiğim M.Ö 10.000 (10.000 B.C.) filmine gitmeye karar kıldım. Demek ki insan afişe ve tanıtım filmine göre karar vermemeliymiş! Bir kere afişin filmi tanıttığı külliyen yalan. Tanıtım filmlerindeki sahneler de filmde görüp görebileceğiniz karelerden oluşuyor. Henüz filmi izlerken ve de sonrasında düşündüm, acaba benim mi beklentim büyüktü. Öyle olsa bile M.Ö 10.000 vasat bulduğum Apocalypto&#8217;dan bile kötü bir iz bıraktı gözümde. Apocalypto en azından daha derli toplu ve amacını anlatmak için dolaylı yollara başvurmadan, izleyiciyi fazla dağıtmadan filmi bitirmişti. Hem de  bütçesi bu filmden çok daha düşüktü: 40.000.000$. M.Ö 10.000 ise 105.000.000$. Belki de bu yüzden insan daha kaliteli bir yapım bekliyor. Ancak gürültü koptuğuyla kalıyor.</p>
<p><span id="more-179"></span></p>
<p>Bir kere böyle bir hikayeye sahip filmde insan ne yazık ki oyunculuklara fazla odaklanamıyor. Animasyonlar arasında eriyip giden oyunculuğa bir de anlatıcı yani dış ses tekniği eklenince oyunculuklar hepten gözden düşüyor. Kısacası oyunculuklar ne kadar iyi olursa olsun ben bunu filmin artı hanesine yazamadım. Hikayeyle örtüşmesi açısından bence filmin plastiğinin daha farklı olması gerekirdi. Çok gerçekçi olmuş! Hayır hayır, iltifat olsun diye söylemiyorum, filmdeki gerçekçilik beni nedense soğuttu. Bahsettiğim şey kocaman kocaman mamutların, afişinde bir hayli yer tutmasına rağmen filmin kendisinde bir iki sahnede ancak kilit mesele olarak gördüğümüz Beyaz Diş&#8217;in ya da insan yiyen kuşların gerçekçiliği değil, ortamın gerçekçiliği. Sanki evimizin karşı bahçesinde gerçekleşiyormuş gibi izledim filmi, son bölüm hariç. Ama o bölüm bile ne yazık ki tatmin etmedi beni. Hani hatırlayalım bir Yüzüklerin Efendisini, bir Matrix&#8217;i. Filmlerin konusuyla beraber ortam bizi nasıl alıp götürüyordu değil mi? Çok mu acımasız davrandım. O zaman bu film için &#8220;Bir Rolan Emmerich Filmi&#8221; demeyecekler. Bakalım yaptığı filmlere: Stargate, The Day After Tomorrow, The Independece Day, Godzilla. Tamam birer şaheser olmayabilirler ancak özellikle ilk iki film bir hayli etkileyiciydi bence. Eleştirdiğim konu her ne kadar görüntü yönetmeninin işiyse de, yönetmen bu işi ya başından düşünecek ya da gidişata göre müdahale edecek, yoksa ortaya böyle bir film çıkar.</p>
<p>Bu kadar olumsuz yazmayacaktım aslında. Gerçekçiliğin bende uyandırdığı hisse, bu kadar büyük bir yapımdaki etkileyici sahne yetersizliğine, insanların duyguları zirve yapsın diye pohpohlanmış müziklere, Yagahllar&#8217;ın dili olarak İngilizce seçilmesine!, tüm dünyanın eleştirdiği tarihi konulardaki yanlışlara rağmen elinize geçerse izleyin diyecektim, ta ki son 5 dakikaya kadar! Hani insanlar filmlerde kendisini motive edecek bir unsur ararlar. Hikayenin bir yerinde kendilerine yer edinirler. Misal, kimisi bu filmde kahramana bürünür bir başka çift ise aşıklara, bazıları ise baba rolüne. Tam film bitti derken, bizdeki bazı Türk filmlerindeki klasik olan tutum bu filmde de çıktı karşımıza: Güzele güzel demem güzel benim olmayınca. Açıkçası şok olmuştum. İnsanın tamamen kafası karışıyor. Motive edecek unsurlardan biri daha uçuyor, tutunacak dallardan biri daha kırılıp gidiyor-du. Ancak aniden mesele tersine dönüverdi. Hani her şeyi anlatmamak için yazmayayım ancak olay Matrix&#8217;deki Neo-Triniti meselesini bile aşmış. Ne kudret varmış bizim yaşlı teyzemizde. Berbat bir final izledim kendi adıma. Neyse efendim, bence vakit kaybetmeyin ancak keyif sizin keyfiniz.</p>
<p>Filme gitmişken reklam izlemeden olmaz tabi. İzlediklerim arasından üç tanesine kısa kısa değinmek istiyorum.</p>
<p><strong>Batman: The Dark Knight </strong></p>
<p>Çocukluğumun efsane filmini olan Batman&#8217;in ilk ikisinin aşığıyımdır. Tim Burton&#8217;ın yeteneğini ne kadar takdir ettiğimi yakın çevrem iyi bilir. Ancak yükün büyük bir kısmını da görüntü yönetmeni, dekor ve çevre tasarımcıları üstüne almıştı. O Batman filmlerindeki doku, karanlık Gotham Şehri, dekorun, kostümlerin ve makyajların büyüleyiciliğiydi beni etkileyen. Hani sanki o çocuk gözümle başka bir dünyadan olaylar izliyor gibiydim ama bir ayağım hep yeryüzündeydi. Üç ve dördüncü filmi es geçiyorum zira bu filmler benim Batman tadımı kaçırıyor. Tam Batman olayı bitti derken ortaya Christopher Nolan&#8217;la beraber Batman Begins çıkıverdi. O eski tat ve doku yine karşımdaydı hem de çok güzel bir yönetmenlik işi ve kurguyla beraber. Oyuncu seçiminde kullanılan Christian Bale de ayrı bir değer katmıştı gözümde. Kısacası sevmiştim. Şimdi, yine aynı ekip The Dark Knight&#8217;ı çekiyor, hem de Joker geri dönüyor! Yalnııız, eğer tanıtım filmindeki görüntüler filme yayılmış durumdaysa vay benim halime. Zira film çok günümüzde duruyor! Sevmem ben öyle Batman filmini. İzlerken Newyork veya bir başka yer gelmeyecek aklıma, Gotham şehri gelecek. Yoksa ne anlarım ben o Batman filminden. Karanlık olacak, az kasvet kokacak, hava yer yer dumanlı olacak. Batman gece çıkacak ve icraatını yapacak. Gündüz gündüz, Büyük Elma&#8217;nın göbeğinde Batman filmi izlersem hiç acımam çizerim Chirstopher Nolan&#8217;ın üstünü de. Değinmeden geçmek ayıp ve acımasızca olur. Tanıtım filmindeki Joker sahneleri bir harika. Yakın bir zamanda ölen Heath Ledger bu rolün hakkını vermek için elinden geleni ardında koymamış. Genç ve başarılı aktörün bu nedenle yoğun stres altında kaldığı ve kullandığı ilaçlar yüzünden öldüğünü söyleyenler bile var.</p>
<p><strong>Speed Racer</strong></p>
<p>Wachowski kardeşleri Matrixten sonra bir daha yönetmen koltuğunda görememiştik. V for Vendetta gibi harika bir filmin senaryosunu ve yapımcılığının bir kısmını üstlenmişlerdi orası ayrı. Arada da bir Invasion (2007)&#8217;nın senaryosuna katkıda bulunmuşlardı. Bir sonraki filmleri ne olacak diye bekleyedururken kendileri 60&#8242;lı yılların Japon anime serisi olan Speed Racer&#8217;a el attılar. İlk okuduğumda &#8220;Allah Allah, nasıl bir film çıkar ki acaba ortaya&#8221; diye düşünmekten alamamıştım kendimi. Neden bizim dahi kardeşler böyle bir filme el atmışlardı acaba? Yanılmışım sanırım. Tanıtım filmini görünce iyice meraklandım. Yine çok farklı bir deneyime gitmişler Wachowskiler. Gördüğüm sahneler bir hayli garipti. Kısacası merak uyandırıyor ve ortaya güzel bir iş çıkacakmış hissi veriyor. Bakalım Matrix&#8217;teki maya tutacak mı. Küçük bir not: Filmde kötü karakter Lost dizisindeki başarılı doktorumuz ve oyuncumuz olan Matthew Fox.</p>
<p><strong>Vantage Point</strong></p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri başkanına yapılan bir suikast ve sekiz farklı kişinin gözünden olayın aktarılması. Hikaye bile ilginç duruyordu okuduğumda. Tanıtımını gördüğümde daha da ilgimi çekti. Aksiyon sahneleri ve oyunculuğuyla güzel bir iş çıkmış gibi geliyor. Gibi geliyor diyorum zira dersimi iyi aldım. Filmi görmek lazım. Ancak oyuncular arasında uzun zamandır izlemediğim Sigourney Weaver var. Speed Racer&#8217;da kötü karakter olarak karşımıza çıkacak olan Matthew Fox bu sefer devlet görevlisi olarak arz-ı endam ediyor. Sayın Fox&#8217;u sanırım bundan sonra bol bol Hollywood ürünlerinde göreceğiz. Ek olarak filmde Forest Whitaker olduğunu da belirteyim. Ben seviyorum ya bu adamı, çok doğal ve gerçekçi oynuyor. Tüm sıra dışı görünümüne rağmen hiç eğreti durmuyor rollerinde.</p>
<p>Çok arayı açmadan bir başka sinema yazısında görüşmek üzere.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.heartsmagic.net/film-arasi-mo-10000-batman-speed-racer-vantage-point/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
