<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: The Mist &#8211; Sis</title>
	<atom:link href="http://www.heartsmagic.net/the-mist-sis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.heartsmagic.net/the-mist-sis/</link>
	<description>Linux, sinema, internet, teknoloji ve hayat üzerine...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 06 Mar 2010 23:48:50 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>By: yavuz</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/the-mist-sis/comment-page-1/#comment-14970</link>
		<dc:creator>yavuz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Apr 2008 06:59:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=191#comment-14970</guid>
		<description>Aslına bakılırsa isminden klasik gerilim-korku sineması örneği kabul edeceğim (The Fog gibi) IMDB puanları 3.5&#039;u geçmeyen filmler kategorisinde değerlendirmiştim. Serkan yazınca dikkatimi çekti tabiki :)
Gecenin bir yarısında uyanıp seyrettim filmi. Güzel olmasına rağmen eleştirebileceğim yanları var.
Film bana hep Signs&#039;ı hatırlattı. Bir M. Night Shyamalan hayranı olarak Signs&#039;daki temaya benzer bir tema izlenmiş. Signs bana göre çok çok daha kaliteli tabi ki Mist&#039;e göre. M. Night Shyamalan vermek istediği mesajı çok güzel işlemiş: &quot;Kainattaki hiç bir şey tesadüf eseri değildir, her şeyin bir &quot;mana&quot;sı vardır.&quot; Shyamalan bunu anlatmak için çok ilginç bir yol takip etmiş klasik amerikan uzaylı istilası filmlerinin (amerikan başkanı ata atlar gibi uçağa atlar uzaylıları yener dünyayı kurtarır) aksine genelde değil özelde uzaylı istilası nasıl olur onu düşünmüş. Küçük bir kasabada küçük bir evde yaşananlar.
Neyse Mist&#039;e gelelim. Mist&#039;e markette küçük bir &quot;modern toplum&quot; oluşmuş. modern toplumu avukat temsil ediyor post-modern ise filmin baş kahramanları. ve dini temsil ettiği düşünülen bir cadolozda var. her saniye şunu öldürselerde kurtulsak diyosunuz. Tipik Avrupai demokrasi uygulanıyor. herkes toplumu gersede söz söyleme hakkına sahiptir. Kimse cadoloza karışmıyor. söyledikleri kimsenin hoşuna gitmese de onu susturma gibi bir eyleme girmiyorlar. ama olayları çok iyi kullanan (ama ilginç bir şekilde her dediği doğru çıkan) cadoloz din taciri :) etrafına halkın düşük kültürlü (ne demekse) kısmını kendine çekiyor. (ister istemez aysun kayacı aklıma geldi :)) 
Bu film İsrail için doğru amerika için yarı doğru trükiye için yanlış varsayımlar içeriyor. İsrail tanrısı (ki bahsi geçen cadı karı yahudi idi) acımasız gaddardır. Apocaliptik rivayetler ile örgülü bir dini vardır israilin. Ama hristiyan tanrısı Merhametlidir. Tamemen Ümit üzerinedir hristiyan dini. Hiç filmdeki O kadının bahsettiği gibi bir Tanrı değildir. İslam ise tümüyle farklı bir perspektif çizer. Kimse çıkıp insanları korkutarak bir şey anlatamaz islamda. Hep ümit-korku dengesi gözetilir. Türkiye şartlarında filmi düşünelim. Beklenen bir felaket anında Türkiye&#039;deki Aysun Kayacı ekibi (bidon kafalı, çoban ve başörtülü olmayan çağdaş(?) insanlar ) filmin başkahramanları gibi davranacak. Ama gerici yobaz bidon kafalı ve çoban bir kitle ortalığı gerecek. Bu ilerici ekip sesini çıkarmayacak ama yobaz kitle düşük kültürlü insanların desteğini alıp çoğunluk olacak. Çoğunluk oluncada azacak. Azıncada ülkenin çıkarlarına (?) ters hareket edecek. Ve saldırıya geçecek. Ama ismi opturaman gibi bir şey olan bir büyük kahraman çıkıp bu olaya son verecek .
Sonuçta ne mi olacak Aysun Kayacı ve ekibi filmin sonundaki olayı yaşayacak :)) diğer yobaz kitle kurtulacak hehehe</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aslına bakılırsa isminden klasik gerilim-korku sineması örneği kabul edeceğim (The Fog gibi) IMDB puanları 3.5&#8242;u geçmeyen filmler kategorisinde değerlendirmiştim. Serkan yazınca dikkatimi çekti tabiki :)<br />
Gecenin bir yarısında uyanıp seyrettim filmi. Güzel olmasına rağmen eleştirebileceğim yanları var.<br />
Film bana hep Signs&#8217;ı hatırlattı. Bir M. Night Shyamalan hayranı olarak Signs&#8217;daki temaya benzer bir tema izlenmiş. Signs bana göre çok çok daha kaliteli tabi ki Mist&#8217;e göre. M. Night Shyamalan vermek istediği mesajı çok güzel işlemiş: &#8220;Kainattaki hiç bir şey tesadüf eseri değildir, her şeyin bir &#8220;mana&#8221;sı vardır.&#8221; Shyamalan bunu anlatmak için çok ilginç bir yol takip etmiş klasik amerikan uzaylı istilası filmlerinin (amerikan başkanı ata atlar gibi uçağa atlar uzaylıları yener dünyayı kurtarır) aksine genelde değil özelde uzaylı istilası nasıl olur onu düşünmüş. Küçük bir kasabada küçük bir evde yaşananlar.<br />
Neyse Mist&#8217;e gelelim. Mist&#8217;e markette küçük bir &#8220;modern toplum&#8221; oluşmuş. modern toplumu avukat temsil ediyor post-modern ise filmin baş kahramanları. ve dini temsil ettiği düşünülen bir cadolozda var. her saniye şunu öldürselerde kurtulsak diyosunuz. Tipik Avrupai demokrasi uygulanıyor. herkes toplumu gersede söz söyleme hakkına sahiptir. Kimse cadoloza karışmıyor. söyledikleri kimsenin hoşuna gitmese de onu susturma gibi bir eyleme girmiyorlar. ama olayları çok iyi kullanan (ama ilginç bir şekilde her dediği doğru çıkan) cadoloz din taciri :) etrafına halkın düşük kültürlü (ne demekse) kısmını kendine çekiyor. (ister istemez aysun kayacı aklıma geldi :))<br />
Bu film İsrail için doğru amerika için yarı doğru trükiye için yanlış varsayımlar içeriyor. İsrail tanrısı (ki bahsi geçen cadı karı yahudi idi) acımasız gaddardır. Apocaliptik rivayetler ile örgülü bir dini vardır israilin. Ama hristiyan tanrısı Merhametlidir. Tamemen Ümit üzerinedir hristiyan dini. Hiç filmdeki O kadının bahsettiği gibi bir Tanrı değildir. İslam ise tümüyle farklı bir perspektif çizer. Kimse çıkıp insanları korkutarak bir şey anlatamaz islamda. Hep ümit-korku dengesi gözetilir. Türkiye şartlarında filmi düşünelim. Beklenen bir felaket anında Türkiye&#8217;deki Aysun Kayacı ekibi (bidon kafalı, çoban ve başörtülü olmayan çağdaş(?) insanlar ) filmin başkahramanları gibi davranacak. Ama gerici yobaz bidon kafalı ve çoban bir kitle ortalığı gerecek. Bu ilerici ekip sesini çıkarmayacak ama yobaz kitle düşük kültürlü insanların desteğini alıp çoğunluk olacak. Çoğunluk oluncada azacak. Azıncada ülkenin çıkarlarına (?) ters hareket edecek. Ve saldırıya geçecek. Ama ismi opturaman gibi bir şey olan bir büyük kahraman çıkıp bu olaya son verecek .<br />
Sonuçta ne mi olacak Aysun Kayacı ve ekibi filmin sonundaki olayı yaşayacak :)) diğer yobaz kitle kurtulacak hehehe</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: HeartsMagic</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/the-mist-sis/comment-page-1/#comment-14843</link>
		<dc:creator>HeartsMagic</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 10:09:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=191#comment-14843</guid>
		<description>Evet uyarlamalar her zaman çok zor olmuştur ve asla kitaptaki tadı vermeyecektir. Ancak buradan ufak bir sitem ileteyim; kitapları okuyup da filmleri izleyenler çok acımasızlar :) Edebiyata edebiyat, sinemaya ise sinema gözüyle bakmak lazım. Sözüm size değil sakın yanlış anlamayın zira uyarlamalar konusunda ben de sizin gibi düşünüyorum. Sadece biraz daha sinema tadında değerlendirmek lazım. Yazım sizi filme yönelttiyse sevindim,  filmi beğenmemeniz durumunda bütün suçu üstüme alıyorum efendim :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Evet uyarlamalar her zaman çok zor olmuştur ve asla kitaptaki tadı vermeyecektir. Ancak buradan ufak bir sitem ileteyim; kitapları okuyup da filmleri izleyenler çok acımasızlar :) Edebiyata edebiyat, sinemaya ise sinema gözüyle bakmak lazım. Sözüm size değil sakın yanlış anlamayın zira uyarlamalar konusunda ben de sizin gibi düşünüyorum. Sadece biraz daha sinema tadında değerlendirmek lazım. Yazım sizi filme yönelttiyse sevindim,  filmi beğenmemeniz durumunda bütün suçu üstüme alıyorum efendim :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Miray</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/the-mist-sis/comment-page-1/#comment-14806</link>
		<dc:creator>Miray</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 01:17:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=191#comment-14806</guid>
		<description>Stephen King&#039;in kaç tane kitabını okudum hani zor, bir çırpıda isimlerini telaffuz et deseniz sayamam. Sis&#039;in de beyaz perdeye yansımasına açıkçası konu başlığını ilk gördüğümde pek sevinememiştim. Aklımdan &quot;evet bir eser daha güme gitti&quot; diye geçti. Yazının sonlarına doğru &quot;evet ben bu filmi izlemeliyim&quot; derken hala da açıkçası fikrim aynı benim... Kitap uyarlı filmleri sevemiyorum. Öncelikli sebebi şu tamam ben o kitabı okurken bir hayal dünyasına giriyorum kendi karakterlerimi oturtuyorum gözümde onlarla bütünleşiyorum ve en önemlisi okuyorum. Şimdi filmini izlemek biraz daha hazıra konmak gibi.  Okumayı alıyor elimizden. Ha şöyle de tezat bir düşüncem var ki o da; hayalimin kısmi gerçeğe dönüşmesini sağlıyor. Fakat bunu başarabilen yönetmen çok azdır sanırım.
Özetle yukarıda da yazdığım gibi yazıyı okumadan önceki filme karşı bakış açımı yazının sonuna doğru değiştirmeme sebep olacak kadar iyi bir yazıydı bence. Umarım film de anlatımınız kadar iyidir. * Nasıl çelişkili bir cümleyse bu :)
Teşekkürler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Stephen King&#8217;in kaç tane kitabını okudum hani zor, bir çırpıda isimlerini telaffuz et deseniz sayamam. Sis&#8217;in de beyaz perdeye yansımasına açıkçası konu başlığını ilk gördüğümde pek sevinememiştim. Aklımdan &#8220;evet bir eser daha güme gitti&#8221; diye geçti. Yazının sonlarına doğru &#8220;evet ben bu filmi izlemeliyim&#8221; derken hala da açıkçası fikrim aynı benim&#8230; Kitap uyarlı filmleri sevemiyorum. Öncelikli sebebi şu tamam ben o kitabı okurken bir hayal dünyasına giriyorum kendi karakterlerimi oturtuyorum gözümde onlarla bütünleşiyorum ve en önemlisi okuyorum. Şimdi filmini izlemek biraz daha hazıra konmak gibi.  Okumayı alıyor elimizden. Ha şöyle de tezat bir düşüncem var ki o da; hayalimin kısmi gerçeğe dönüşmesini sağlıyor. Fakat bunu başarabilen yönetmen çok azdır sanırım.<br />
Özetle yukarıda da yazdığım gibi yazıyı okumadan önceki filme karşı bakış açımı yazının sonuna doğru değiştirmeme sebep olacak kadar iyi bir yazıydı bence. Umarım film de anlatımınız kadar iyidir. * Nasıl çelişkili bir cümleyse bu :)<br />
Teşekkürler</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: eribol</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/the-mist-sis/comment-page-1/#comment-14804</link>
		<dc:creator>eribol</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Apr 2008 17:18:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=191#comment-14804</guid>
		<description>Ben alt yazısız, ingilizce izledim ve ona rağmen çok beğendim. İşin ilginç yanı ben korku filmi sevmem, sırf zaman geçsin diye izledim filmi. Ama tam benim istediğim tarzda bir korku filmi. Yani insanları birkaç efekt veya sesle korkutmayı amaçlamamış film. Birçok açıdan insan inançlarını ele almış. Görünmeyen asıl tehlikeyi çok güzel işlemiş. Sevgiyi ve umudu işlemiş(ilk sahneler ve son sahneler). Hepsinden ziyade finali mükemmeldi zaten.

Diyemeden geçemiyeceğim. Artık türkçe sitelerde ki yorumları okuyup film izlemeye karar vermeyeceğim. Hepsi kofti. Yani Vantage Point filmi yere göğe sığdırılamamış ama bu film beş para etmezmiş. tamam bir yerde zevk derim ama bunun zevkle ilgisi yok. Koftilik işte, ne yapalım. Bari önümüz karartmasınlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben alt yazısız, ingilizce izledim ve ona rağmen çok beğendim. İşin ilginç yanı ben korku filmi sevmem, sırf zaman geçsin diye izledim filmi. Ama tam benim istediğim tarzda bir korku filmi. Yani insanları birkaç efekt veya sesle korkutmayı amaçlamamış film. Birçok açıdan insan inançlarını ele almış. Görünmeyen asıl tehlikeyi çok güzel işlemiş. Sevgiyi ve umudu işlemiş(ilk sahneler ve son sahneler). Hepsinden ziyade finali mükemmeldi zaten.</p>
<p>Diyemeden geçemiyeceğim. Artık türkçe sitelerde ki yorumları okuyup film izlemeye karar vermeyeceğim. Hepsi kofti. Yani Vantage Point filmi yere göğe sığdırılamamış ama bu film beş para etmezmiş. tamam bir yerde zevk derim ama bunun zevkle ilgisi yok. Koftilik işte, ne yapalım. Bari önümüz karartmasınlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Suskun</title>
		<link>http://www.heartsmagic.net/the-mist-sis/comment-page-1/#comment-14766</link>
		<dc:creator>Suskun</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Apr 2008 09:50:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.heartsmagic.net/?p=191#comment-14766</guid>
		<description>Stephen King&#039;in şimdiye kadar Yeşil Yol romanını okudum ve Esaretin Bedeli, Secret Window ve ismini şuan hatırlayamadığım bir korku filmini seyrettim. Okuduğum tek kitabı olan Yeşil Yol&#039;un filmini ise seyretmedim ancak kitabını soluksuz okuduğumu söyleyebilirim. Birçok arkadaşım filmini de beğenmekle birlikte kitabın daha etkileyici ve sürükleyici olduğunu söylemişti ne kadar doğrudur bilemem.

Esaretin Bedeli ise başlı başına bir şahaser benim için. Tim Robbins ve Morgan Freeman&#039;ın oyunculuklarını, hikayenin anlatılış şeklini gördükten sonra sırf romanını okumadığım için bu filme eleştiri getirmem bira haksızlık olur sanırım.

Geçen günkü yazımda dediğim gibi bir kitabı sinemaya uyarlamak gerçekten ateşten gömlek giymek gibi birşey. Popüler olan herşeyin yeniden uyarlanması, tekrardan ele alınması beraberinde birçok sıkıntıyı getiriyor ancak bu alanda iyi yapımlarda yok değil elbette.

Bahsettiğiniz filmi not aldım. En kısa zamanda izlemeye çalışacağım.    Sonunda izleyiciyi şok etmeyi başarabilen filmleri severim :P

Güzel bir inceleme olmuş. Elinize sağlık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Stephen King&#8217;in şimdiye kadar Yeşil Yol romanını okudum ve Esaretin Bedeli, Secret Window ve ismini şuan hatırlayamadığım bir korku filmini seyrettim. Okuduğum tek kitabı olan Yeşil Yol&#8217;un filmini ise seyretmedim ancak kitabını soluksuz okuduğumu söyleyebilirim. Birçok arkadaşım filmini de beğenmekle birlikte kitabın daha etkileyici ve sürükleyici olduğunu söylemişti ne kadar doğrudur bilemem.</p>
<p>Esaretin Bedeli ise başlı başına bir şahaser benim için. Tim Robbins ve Morgan Freeman&#8217;ın oyunculuklarını, hikayenin anlatılış şeklini gördükten sonra sırf romanını okumadığım için bu filme eleştiri getirmem bira haksızlık olur sanırım.</p>
<p>Geçen günkü yazımda dediğim gibi bir kitabı sinemaya uyarlamak gerçekten ateşten gömlek giymek gibi birşey. Popüler olan herşeyin yeniden uyarlanması, tekrardan ele alınması beraberinde birçok sıkıntıyı getiriyor ancak bu alanda iyi yapımlarda yok değil elbette.</p>
<p>Bahsettiğiniz filmi not aldım. En kısa zamanda izlemeye çalışacağım.    Sonunda izleyiciyi şok etmeyi başarabilen filmleri severim :P</p>
<p>Güzel bir inceleme olmuş. Elinize sağlık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
